Ahmet Zeki Üçok: Komuta kademesi yargılanmalı

Gündem 23 Aralık 2018 12:37
Videoyu Aç Ahmet Zeki Üçok: Komuta kademesi yargılanmalı
A
a

FETÖ'nün kumpaslarında mağdur olan Eski savcı Ahmet Zeki Üçok: Komuta kademesi yargılanmalı

TBMM’de bütçe görüşmeleri sırasında CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ile Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar arasındaki tartışma tansiyonu yükseltmişti.

Haber Global ekranlarında ise dün yayımlanan "Neden" adlı programda, konuyla ilgili olarak dikkat çeken ifadeler kullanıldı.

"BU KOMUTA KADEMESİ DARBE NEDENİYLE YARGILANMALI"

Hulusi Akar- Özgür Özel tartışması üzerinden 15 Temmuz darbe girişiminin de konuşulduğu programda, konuklar arasında, eski askeri hakim Ahmet Zeki Üçok ile AKP eski milletvekili Mehmet Metiner de yer aldı. Programda, Ahmet Zeki Üçok, Akar'ı eleştiren, Mehmet Metiner ise Akar'a sahip çıkan ifadeler kullandı.

Ahmet Zeki Üçok, Hulusi Akar için, "Genelkurmay Başkanlığı sürecinde Türkiye Cumhuriyetinin en kanlı darbesi oldu" derken, daha önceki darbelerde bir yaralama ve ölmenin olmadığını hatırlattı.

"Bu darbe Japon memleketinde olmadı, bu darbe Japon Genelkurmay Başkanlığında olmadı, bu Türkiye Cumhuriyeti’nin Genelkurmay Başkanlığına bağlı askerler tarafından yapıldı" diyen Üçok, "Bence bu komuta kademesi, hep söylüyorum başından beri, bu darbe nedeniyle yargılanmaları gerekir. Yani yargı karşısına çıkmalı" dedi.

Üçok, "Bizim Silahlı Kuvvetlerde bir tane keçi kaybolsa komutanlar mahkemelerde sürünürler şu olur bu olur. 250 vatandaşımız ölmüş, elindeki 5 bin 800 asker fiilen darbeye katılmış ama zannedersin ki darbe Japonya’da olmuş gibi hiç kimse bu komuta kademesine, onlarla ilgili olan kişilere; 'Ya arkadaş nasıl oluyor senin emrindeki adamlar senin boğazını sıkıyor, nasıl oluyor sana ters kelepçe takıyor, sen bunları hiç görmedin mi?' diye sormadı" diye ifade etti.

Mehmet Metiner ise, 15 Temmuz gecesinde Akar'ın tavrını överken, "Düşününüz ki Genelkurmay Başkanı imza atmış olsaydı, o darbenim başına geçmiş olsaydı, Türkiye’nin her yerinde kan gelir leşi götürürdü yani. Şimdi sırf bu nedenle sivil otoriteye, seçilmiş otoriteye koşulsuz bağlılığından dolayı benim için Hulusi AKAR önemlidir. O gece başına silah dayadıkları halde imzalamadığı için. Sırf bu iki nedenle ben Hulusi AKAR’ın her türlü övgüyü hak ettiği kanaatindeyim. 15 Temmuz olmamış olsaydı hala Ergenekon’dan vesaireden içeride yatan insanlar hala yatıyor olacaklardı" dedi.

Ahmet Zeki Üçok'un programdaki konuşmasından bir bölüm şu şekilde:

"Genelkurmay Başkanlığı sürecinde Türkiye Cumhuriyetinin en kanlı darbesi oldu. Çünkü bizim daha önceki darbelerimizde böyle bir ölme yaralama yok. Çünkü bizim daha önceki darbelerimizde böyle bir ölme yaralama yok. Yani Cumhuriyet tarihinde 2502 vatandaşımız şehit oldu. Binlerce vatandaşımız yaralandı gazi oldu, Türkiye Cumhuriyetinin meclis bombalandı. Hulusi AKAR komutanımızın Genelkurmay Başkanı olduğu dönemdeki emrindeki askerler tarafından yine onun emrindeki askerler tarafından Cumhurbaşkanı’nın konutu bombalandı. Yine onun emrindeki askerler tarafından Türkiye Cumhuriyetinin en kahraman polisleri özel harekâtçılar öldürüldü 52 kişi şehit edildi. Yine onun döneminde insanlar tanklarla görüntüleri görmüşsünüzdür üzerinden geçilip ikiye bölündü. Tankın ucuna taktığı araba ile insanları duvarda sıkıştırıp öldürdüler. O nedenle ve çokta acıdır bütün komutanların, başta Hulusi Akar olmak üzere kendi emir subayları tarafından boğazları sıkıldı. Kendi koruma müdürleri, yakın korumaların tarafından ters kelepçe ile bütün insanlarımızın önünde esir alındı. Şimdi böylesi bir dönemde bana sorarsanız Cumhuriyet tarihimizin en başarısız Genelkurmay Başkanıdır. Çünkü süreç bu, onun Genelkurmay Başkanı olduğu dönemde Fethullahçı terör örgütüne mensup 5 bin 800 askerin fiilen katıldığı bir darbe gerçekleşti ve dedi ki hatırlarsanız, bize kimse o gece darbeden bahsetmedi dedi. Şimdi darbe bir günde olmuyor biliyorsunuz yani bir darbenin hazırlık süreci var en az 6 ay, 8 ay, 3 ay, 5 ay neyse. Siz şimdi bu kadar uzun süre darbe için hazırlık yapıyor ve siz bundan hiç haberiniz olmuyor. Sizin karargâhınızdaki personel başkanı, harekât başkanı, istihbarat başkanı yani bütün en yakın komutanları Fethullahçı terör örgütü üyesi olmaktan tutuklanıyor. Sizin döneminizde sizin orgeneral olduğunuz süreçte darbeye katılan 171 generalin 152’sinde oy veriyorsunuz terfi etsin diye. Bakın 171 kişi katıldı darbeye, 171 general katıldı darbeye. Bunların 152 tanesinin terfisinde Sayın Hulusi Akar’ın oyu vardır. Bunların içerisinde isterseniz kaç tane korgeneral, kaç tane ama bunlara girmeyelim. Yani böylesine bir orgeneralimiz, böylesine bir Genelkurmay Başkanı bence Cumhuriyet tarihinin en başarısızı ama bana sorarsanız Milli Savunma Bakanı olarak da seçilebilecek en iyi kişiydi. Niye söylüyorum, bu tezahürat gibi değil. Çünkü şimdi yeni bir sistem oluşturuyorsunuz bu sistemin içerisinde Genelkurmay Başkanını, Kara, Deniz, Hava, Jandarma neyse bu komutanlıkları Milli Savunma Bakanı’na bağlıyorsunuz. Milli Savunma Bakanı sivil biliri olsaydı bu Silahlı Kuvvetler içerisinde bu kadar rahat bir süreç olmazdı. Çünkü eskiden beri biliyorsunuz Türk Silahlı Kuvvetleri, Milli Savunma Bakanlığına bağlansın, bağlanmasın bir sürü tartışmalar var. Bu tartışmaların temelinde de askerlerin çoğu Milli Savunma Bakanlığına bağlanmasına karşıdır, direk Başbakan’a veya Cumhurbaşkanı’na bağlı olması taraftarıdır. Bununda işte bizim Türk Ordusunun geçmişten gelen siyasi veya kurucu unsur olmasından kaynaklı bir şey. Şimdi bu bizi ziyarete geldi mi? Ben hapiste yatarken 2009 yılında ben hapse girdim, bizi ziyarete geldi, bayramda geldi zaman zaman bizi ziyaret etti. Kendisi 3’üncü Kolordu Komutanı’ydı. Ama 3’üncü Kolordu Komutanlığı’ndan ayrıldıktan sonra bizi ziyarete gelmedi. Yani burada tartışma konusu şu, bunu görevi için mi yaptı hani 3’üncü Kolordu Komutanı olarak görevi için mi geldi. İşte bir kesim diyor ki görevi olduğu için geldi, bir kesimde kendisi de diyor ki ben arkadaşlarıma yardımcı olmak için geldim diyor. Bu onun kendisi ile Allah arasında olan bir şey niçin geldiğinin cevabı.

Bu darbe Japon memleketinde olmadı, bu darbe Japon Genelkurmay Başkanlığında olmadı, bu Türkiye Cumhuriyeti’nin Genelkurmay Başkanlığına bağlı askerler tarafından yapıldı. Bence bu komuta kademesi, hep söylüyorum başından beri, bu darbe nedeniyle yargılanmaları gerekir. Yani yargı karşısına çıkmalı. 250 insanımız ölmüş bizim Silahlı Kuvvetlerde bir tane keçi kaybolsa komutanlar mahkemelerde sürünürler şu olur bu olur. 250 vatandaşımız ölmüş, elindeki 5 bin 800 asker fiilen darbeye katılmış ama zannedersin ki darbe Japonya’da olmuş gibi hiç kimse bu komuta kademesine, onlarla ilgili olan kişilere; “Ya arkadaş nasıl oluyor senin emrindeki adamlar senin boğazını sıkıyor, nasıl oluyor sana ters kelepçe takıyor, sen bunları hiç görmedin mi?” diye sormadı. Çokta acıdır bence, hiçbiri bu ülkenin en üst kurumu olan Meclis’te Araştırma Komisyonuna gitmediler. Yani ben bunu hiç kabullenemiyorum, bunu şiddetle eleştiriyorum. Çünkü bu komuta katına buna rağmen hala bir yargılama süreci olmuyorsa, Türk Silahlı Kuvvetlerinde FETÖ’cülerin yapılanmasını hiç başka yerde aramayalım."

1000
icon
Şeyma 23 Aralık 2018 20:41

Astarsız utanmazlar yüzsüzler

0 0 Cevap Yaz
hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ