AKP'li danışman açıkladı: "AKP'nin yarısı rakı içer"

Gündem 3 Nisan 2018 23:03
Videoyu Aç AKP'li danışman açıkladı: "AKP'nin yarısı rakı içer"
A
a

AKP'li danışman açıkladı: "AKP'nin yarısı rakı içer"

İYİ Parti üyesi Ali Türkşen yazısında bir AKP'li danışmanlar konuşmasını aktardı işte yazısının ilgili kısmı;

Türkiye’nin sorunlarına çare olacak partimizin engellenemez yükselişini hazmedemeyen ve belli makamlardan talimatlı bazı klavye kahramanlarının, her bir yorum, tweet, fotoğraf ya da benzer paylaşımı bel altı vurmak için kullanması doğaları gereğidir. Bu yola çıkarken elbette bunlara hazırlıklıydık. Yazdığınızı, söylediğinizi, çektirdiğiniz bir fotoğrafı, katıldığınız bir toplantıyı olmadık yerlere çekiştirmek ahlakları gereğidir. Günlük hayatta karşınıza çıkmayacak bu sanal kahramanların bel altı vuruşlarına alışsak da gelin ben size şahsen yaşadığım ve Türkiye’nin son 15 yılını yansıtan zihniyeti anlatan gerçek bir olaydan bahsedeyim.

İYİ Parti'nin programı gereği zaman zaman genel başkanımızla birlikte, zaman zaman da münferit gezilere katılıyorum. Bu gezilerden birinde yaptığımız uçak yolculuğunda arkamdaki koltukta oturan bir şahıs, bir arada oturduğumuz tarafa doğru (İYİ Parti'li olduğumuzu rozetlerimizden ve konuşmalarımızdan fark ederek) ve son derece gevşek ve küstah bir ağızla seslendi: “Nasıl gidiyor İYİ Parti çalışmalarınız? Memnun musunuz?” Çerçevesiz ince gözlüğü, kirli sakalı, beyaz gömlek, kot pantolon, bileğindeki ip bilekliği ve suratındaki küstah sırıtışla alaycı bir tavır içinde konuşan bu şahsa bazı partili arkadaşlarımız cevap verirken şahıs da kendini tanıttı. İzmirli bir inşaatçı olan ve siyasi/ticari hayatında epey bir tecrübelenmiş olduğu belli şahıs (ismi bende saklı), söylediğine göre, AKP’nin danışma kurulu üyelerinden biriydi. Konuştukça midemi bulandıran zat bir ara, sanırım İzmirli olmasının da etkisiyle, neden AKP’nin İzmir’de başarılı olamadığına dair şöyle bir yorumda bulundu: “Sayın Davutoğlu biraz ufku geniş bir insan olsaydı, tavsiyelerimizi dinlerdi. İzmir’de İzmirlinin rakı masasına oturmadan oy alamazsınız. Biz o rakı sofralarına ne yapıp edip oturacaktık.”Şaşkınlıkla biraz geriye dönüp sordum: “Peki o rakı masasına oturduğunuzda size de ikram etselerdi ne diyecektiniz?” Pişkin küstah yanıtladı: “Görevdeyiz falan der, içmemenin bir yolunu bulurduk.” Bunun üzerine daha büyük bir şaşkınlıkla tekrar sordum: “Peki siz rakı içiyor musunuz?” Şahıs cevap verdi: “Tabii ki içiyorum. Zaten belki de AKP’nin yarısı rakı içer.” Sözleri şahitlerle sabit şahsın beyanı üzerine içimden: “Danışman kisvesindeki bu şahıs, Türk ordusu FETÖ-AKP işbirliğiyle hapislere atılırken de muhtemelen danışmanlığının gereğini yerine getirerek, ‘Çok güzel oluyor efendim,’ falan benzeri yorumlarda bulunmuş olmalı. Şimdi de aynı pişkinlikle insanları nasıl kandıramamış olduklarını, aslında gerçeklerin görünenden nasıl farklı olduğunu ballandıra ballandıra anlatıyor,” diye geçirdim ve yine düşünmeden edemedim: “Arsızlığı ve küstahlığı tavan yapmış bu şahsın sözle terbiye edilmesi mümkün değil. Daha fazlası da bana yakışmaz.”

MİDE BULANDIRSA DA...

Hiç bir şey söylemeden yerimden kalktım ve uçağın en uzak köşesine gitmeyi tercih ettim. Bir makasın iki kolu gibi birbirinden giderek uzaklaşan toplumsal kesimler yaratmada usta AKP ve onun danışılanları midemi bulandırsa da uçak ineceğinden yerime dönmek zorunda kaldım. Kendisinden duymak zorunda kaldığım son ve en önemli tavsiye ise şuydu: “Bir siyasi harekete ne kadar iyi niyetle ve romantizmle başlarsanız başlayın, bir siyasi hareket 4 yıl içinde üyelerine maddi getiri sağlayamadığı durumda yok olmaya mahkumdur.” Yani AKP’li danışılan diyordu ki: “4 yıl içinde hala çalıp çırpmaya başlamamışsanız, hevesiniz kaçar. Ne yapıp edip siyasi hareketinizi kendinize kar getirecek bir uğraşa dönüştürün.” Teşekkürler ahlaksız danışılan. Sayende Türkiye’nin nasıl bugünlere geldiğini birinci ağızdan öğrenmiş olduk.

Sevgili okur. Bu yazıyı da bir sosyal medya hesabı üzerinden okuyacaksın. İçinizden bazıları ne dediğimi beyniyle, bir kısmı da boşaltım sisteminin nihai çıkış noktasıyla anlayacak. Bu anlayış senin aklına ve yüreğine kalmış elbet. Ancak ben isterim ki, İYİ insanlar olmak üzere çıktığımız bu yolda sen de ne dediğimizi doğru organınla anlamaya çalış. Belki o zaman yazılanlar ve gördüklerin senin için de bir anlam ifade etmeye başlar. Çıktığımız bu yolda kişisel farklılıkların bir önemi olmadığını, her görüşten insanın aynı çatı altında, Türkiye’nin geleceği için elini taşın altına koyduğunu anlarsan, belki biraz olsun yaptıklarından utanır, AKP gibi halkı kandıranların değil, İYİ Parti gibi dürüstlerin Türkiye’yi geleceğe taşıyacağını görürsün.

Son sözüm de sana olsun isimsiz sanal klavye faresi. Doktordan, eczacıdan, memurdan, futbolcudan siyasetçi oluyor da bir siyasetçi olamayacak meslek grubu askerler mi kaldı senin gözünde? Sen ya git siyasetçinin tanımını bir daha öğren ya da buna da alışmaya çalışsan iyi olur. Çünkü senin bugüne kadar alıştığın gibi seni aldatan değil, doğruyu da yanlışı da, iyiyi de kötüyü de olduğu gibi paylaşacak birileri var karşında. Ve evet bunların bazıları da emekli asker ve evet askerden de siyasetçi olur. Senin bütün çakallıklarına ve olmaz demelerine karşı.

En derin ve İYİ saygılarımla...

Ali Türkşen - Emekli Deniz Kurmay Albay

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ