Atatürk Osmanlı'ya giydirmiş: 600 yıllık zorbalık...

Gündem 1 Kasım 2017 14:02
Videoyu Aç Atatürk Osmanlı'ya giydirmiş: 600 yıllık zorbalık...
A
a

95 yıl önce bugün bir devrim oldu...

Kerem Çalışkan'ın yeni kitabı "Miras: Atatürk'ün 7 Emaneti" Remzi Kitabevi etiketiyle okurla buluştu.

Kerem Çalışkan bu kitabında ilk kez, Atatürk'ün bugün Türkiye'yi hâlâ ayakta tutan 7 temel kurum ve değeri nasıl düşündüğünü ve gerçekleştirdiğini ayrıntılı bir şekilde anlatıyor. Atatürk'ten miras kalan ve ülkemizi hâlâ ayakta tutan bu ‘7 Emanet, 7 Temel Direk' tek tek ele alınıyor.

Bugün bu 7 emanetin teminatı, Türk devriminin en büyük adımı olan saltanatın kaldırılmasının 95. yıl dönümü...

Kerem Çalışkan kitabında bu devrimin ayrıntılarını anlatıyor.

95 yıl önce bugün Mustafa Kemal Atatürk bu devrimi şöyle anlatıyordu:

"Egemenlik, güçle, erkle ve zorla alınır. Osmanoğulları, zorla Türk milletinin egemenliğine ve saltanatına el koymuşlardı. Bu zorbalıklarını altı yüzyıldan beri sürdürmüşlerdi. Şimdi de Türk Milleti bu saldırganlıklara artık yeter diyerek ve bunlara karşı ayaklanarak egemenliğini ve saltanatını kendi eline fiilen almış bulunuyor."
İşte "Miras: Atatürk'ün 7 Emaneti"ndeki o bölüm:

"Bundan sonrasını Mustafa Kemal Nutuk'ta şöyle anlatır.

'İlk yaptığım işlerden biri de Rauf Beyi meclisteki odama çağırmak oldu. Rauf Bey'in, Refet Paşa'nın evinde sabahlara kadar dinlediğini düşünce ve görüşlerini hiç bilmiyormuşum gibi ayakta, kendisinden şunu istedim: Halifeliği ve padişahlığı birbirinden ayırarak, padişahlığı kaldıracağız! Bunun uygun olduğunu kürsüden söyleyeceksiniz! Rauf Bey'le bundan başka hiçbir şey konuşmadık.'

Mustafa Kemal daha sonra Kazım Karabekir'i de çağırarak, ondan da aynı yolda konuşmasını ister. Rauf Bey kürsüden iki kez konuşur. Hatta padişahlığın kaldırıldığı günün bayram ilan edilmesini ister. Mustafa Kemal bu durumla ilgili olarak Nutuk'ta şöyle der: 

'Rauf Bey, benim yeni kararımı öğrendikten sonra, özellikle kararımı desteklemesi ve padişahlığın kaldırılması için konuşma yapması yolundaki isteğimin karşısında, hiçbir şey söylemeksizin uysallık göstermiştir. Bu tutum ve davranış nasıl yorumlanabilir? Rauf Bey eski görüşlerini değiştirmiş miydi? Yoksa bu görüşlerinde aslında samimi değil miydi? Bu iki noktayı birbirinden ayırmak ve biri üzerinde tam bir kanı ile yargıda bulunmak güçtür.'

Padişahlığın kaldırılması konusu 1 Kasım 1922 günü meclise gelir. Mustafa Kemal burada ayrıntılı bir konuşma yapar. Konu üçlü komisyona devredilir. Mustafa Kemal'in bir köşeye oturarak izlediği komisyonda görüşmeler ve tartışmalar uzar.

"OSMANOĞULLARI ZORLA TÜRK MİLLETİNİN EGEMENLİĞİNE EL KOYMUŞLARDI" 

Bunun üzerine, komisyon başkanından izin alan Mustafa Kemal, bir sıranın üzerine çıkarak şu tarihi konuşmayı yapar: 

'Efendim, dedim, egemenliği hiç kimse hiç kimseye, bilim gereğidir diye görüşmeyle, tartışmayla veremez. Egemenlik, güçle, erkle ve zorla alınır. Osmanoğulları, zorla Türk milletinin egemenliğine ve saltanatına el koymuşlardı. Bu zorbalıklarını altı yüzyıldan beri sürdürmüşlerdi. Şimdi de Türk Milleti bu saldırganlıklara artık yeter diyerek ve bunlara karşı ayaklanarak egemenliğini ve saltanatını kendi eline fiilen almış bulunuyor. Bu bir olup-bitidir. Söz konusu olan millete saltanatını egemenliğini bırakacak mıyız bırakmayacak mıyız sorunu değildir. Sorun zaten gerçekleşmiş bir olayı yasa ile saptamaktan başka bir şey değildir. Bu ne olursa olsun yapılacaktır. Burada toplananlar, meclis ve herkes sorunu doğal bulursa sanırım ki uygun olur. Yoksa, yine gerçek, yöntemine göre saptanacaktır; ancak, belki birtakım kafalar kesilecektir.'

Mustafa Kemal daha sonra işin bilimsel yönüne de girerek uzun uzun açıklamalar yapar. Konuşması bitince, Ankara milletvekillerinden Hoca Mustafa Efendi 'bağışlayınız efendim; biz sorunu başka bakımdan ele almıştık. Açıklamalarınızdan aydınlandık' der. Sorun karma komisyonda çözüme bağlanır.

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU