Brunson'ın serbest kalması AKP'ye yüzde kaç kaybettirdi

Gündem 13 Ekim 2018 20:38
Videoyu Aç Brunson'ın serbest kalması AKP'ye yüzde kaç kaybettirdi
A
a

ABD'li ajan Rahip Brunson'ın serbest kalması AKP'ye yüzde kaç kaybettirdi...

CHP Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Fethi Açıkel, katıldığı bir televizyon programında Brunson kriziyle geldiği söylenen ekonomik durumun seçmen gözüne ilişkin açıklamalarda bulundu.
Tele 1 Tv’de yayınlanan Türkiye’nin Gündemi programına katılan Fethi Açıkel’in gündeme dair açıklamalarından satırbaşları şöyle:

“Bu sistem, meşruiyet krizini aşabilmiş bir sistem değil”

“Türkiye’de yüzde 49’luk bir muhalefet bloğunun, bir yurttaş itirazının varlığının tescil edildiğini unutmamamız gerekiyor. Toplumun yüzde 49’u bu mevcut yapıdan memnun değil. Seçimler, meşruiyeti tartışmalı bir biçimde gerçekleştiği için, Türkiye’nin yarısı bu sisteme hayır demiş durumda. Bunu bir verili durum olarak kabul etmemiz gerekiyor. Bu nedenle muhalefet gerilemiyor, geri adım atmıyor ve geri adım atmama konusunda da belli refleksler veriyor. Tabi ki seçmenin belirli bir bölümünde 24 Haziran’da moral bozukluğu oldu fakat yerel seçimlere doğru yöneldiğimiz bir konjonktürde yurttaşların bunu en kısa süre içerisinde üzerinden atacağını ve yeni seçimlerde bir demokratik muhalefet direnç örneği sergileneceğine inanıyorum.”

“Türkiye’de bu yeni sisteme Alaturka demek, aslında Türkiye’ye bir haksızlıktır. AKP, Türkiye’yi Ortadoğu ve Orta Asya karışımı bir sisteme geçirmeye çalışıyor. Meşruiyet krizini de aşabilmiş değil. Seçmenlerimiz dikkat ettiyse; Devlet Bahçeli bile rejimin meşruiyet krizinin aşılmadığını geçtiğimiz haftalarda dile getirdi. Bu sistem, meşruiyet krizini aşabilmiş bir sistem değil, son derece kırılgan bir sistem. Hem yasal hem ekonomik hem de küresel düzeyde olgunluğunu ve meşruiyetini ispat edebilmiş bir sistem değil. Bu sistem, Türkiye’nin Senedi İttifak’tan, Tanzimat Fermanı’ndan, Birinci ve İkinci Meşrutiyet’ten ve Cumhuriyetimizin ilanından bugüne kadar getirdiği hiçbir geleneğe uymuyor.

“AKP yüzde 42’den yüzde 32’lere kadar gerileyebilecek bir kırılganlık içinde”

“AKP ile birlikte hareket eden bütün iç siyasi müttefikler bertaraf oldu. ‘Yetmez ama evet’ bloku dahil, HDP ile yürüttüğü Dolmabahçe süreci dahil, Fethullah Gülen Cemaatiyle beraber kazdıkları kumpaslar dahil bunların hepsi fiyasko ile sonuçlandı. Bütün bunların sonucunda AKP ancak MHP ile birlikte ittifak yaparak ayakta kalabilecek bir noktaya geldi yüzde 42’ye kadar geriledi. İçinden geçmekte olduğumuz ekonomik kriz, bize şunu gösteriyor: AKP yüzde 32’lere kadar gerileyebilecek, sadece meşruiyetini değil sahip olduğu siyasi desteği de kaybedebilecek bir kırılganlık içinde. Dolayısıyla hem AKP’nin kurmaya çalıştığı rejim bir meşruiyet krizinde hem de AKP’nin kendisi bir siyasi destek krizi içerisinde. AKP ve AKP’nin kurmaya çalıştığı siyasal, hukuksal ve ekonomik proje her cephede iflas etti. Anlık ittifaklarla ve anlık çözümlerle hayatta kalıyor. Yani, AKP’nin ömrü bir kelebeğin kendi hayatını devam ettirmeye çalışan çaresizliği ile malul. AKP, selde savrulan, doğrultusunu ve pusulasını kaybetmiş bir tomruk gibi. Büyük bir proje olarak ortaya çıkan AKP, çaresizliğin ve tükenmişliğin içinde savruluyor.”
“Yerel Seçimlerde derde derman olan belediyeler istiyorsak bir oy dahi çok önemli”

“Cumhuriyet Halk Partisi, kalkınmacılığı ve sosyal politikayı ayrılmaz bir ikili olarak bir arada düşünen, hem büyümeyi ve üretmeyi hem de bölüştürmeyi gündeme getiriyor ve benzeri uygulamayı yerel yönetimlerde de uygulayacak. Şunu iddialı bir şekilde söyleyebiliriz ki; belediyelerimizin çalışanlarına verdikleri ücret AKP’li belediyelerden ve Türkiye ortalamasından daha yüksek. Hem Cumhuriyetçi anlayışımızın hem de sosyal demokrat anlayışımızın yansımalarını yerel yönetimlerde gösteriyoruz ve bunu daha belirgin bir şekilde göstermeye devam edeceğiz. CHP’ye oy vermeyen yurttaşlarımızın dahi CHP’li belediyelerin olduğu yerlerde daha rahat ettiklerini görüyoruz.”

“24 Haziran gecesi yaşanan bazı iletişim kazaları seçmenimizin bir bölümünde hayal kırıklığı yaratmış olabilir çünkü beklentiler çok yüksekti ve bu beklentilerin bir kısmı karşılanamamış olabilir. Partililerimizi ve seçmenlerimizi üzmüş olabiliriz ama bunlarda kasıt yok ve bunların aşılması gerekiyor. Biz bunları telafi edebiliriz. Kadıköy’de yada Çankaya’da sandığa gitmeyen bir seçmenimiz bize belki o ilçeleri kaybettirmez ama İstanbul’da ve Ankara’da o bir oy çok önemli. Sosyal belediyecilik istiyorsak, derde derman olan belediyeler istiyorsak ve daha az rant istiyorsak; işte o bir oy Türkiye için çok önemli. Bu motivasyonu zaman içerisinde kazanmamız gerekiyor. Bu dar anlamda bir seçim sandığı meselesi değil bu bir yaşam felsefesi meselesi. Türkiye’nin önünde yerel seçimlerde büyük bir fırsat var. Sosyal demokrat belediyeciliğin, sosyal politika belediyeciliğinin bu ekonomik kriz döneminde halkımıza derman üretecektir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz dertlere derman olacak kadrolara sahibiz. Ranta ve betona boğulmayan, insana dönük bir belediyeciliğin mevcut olduğunu tüm yurttaşlara hatırlatarak bu modeli tüm Türkiye’ye yayacağız.

Türkiye’nin ekonomik kriz ile başa çıkabilmesi için yerel seçimler çok önemli bir noktada duruyor. Bu konuda da tüm demokrat kesimlerin işbirliğine, diyaloga ve dayanışmaya her zamankinden açık olması gerektiğini düşünüyorum.”

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ