CHP ve İYİ Parti'nin 'Babacan' planı

Gündem 11 Temmuz 2019 15:01
Videoyu Aç CHP ve İYİ Parti'nin 'Babacan' planı
A
a

CHP ve İYİ Parti'nin AKP'den istifa edip yeni parti kuracak olan 'Ali Babacan' planı

CHP içinde; 31 Mart ve 23 Haziran’da AKP’li kırgın seçmenin verdiği emanet oyların Ali Babacan’ın kuracağı belirtilen yeni partiye gidebileceği değerlendirmesi yapılıyor. AKP’ye küskün seçmenin yerel seçimde CHP’ye verdiği oyun yeni siyasal partiye kaymasıyla birlikte yeni partinin Türk siyasetinde yeni dengelerin oluşmasına yol açacağı da belirtiliyor.

CHP içinde AKP’den istifa eden Ali Babacan’ın kuracağı belirtilen yeni parti konusunda farklı değerlendirmeler yapılıyor. CHP içinde kurulacak her yeni partinin demokrasiye güç katacağı yönünde ilkesel bir görüş öne çıksa da yeni partinin siyasetteki mevcut dengeleri değiştireceği görüşü dile getiriliyor.

Cumhuriyet’ten Mahmut Lıcalı’nın haberine göre; CHP içinde yerel seçimlerde alınan emanet oyların kurulacağı ifade edilen yeni partiye kayması ihtimali dillendiriliyor. Buna göre, Babacan’ın kuracağı ifade edilen partinin TBMM’de grubu bulunan bütün partilerden oy alacağı ancak CHP’nin yerel seçimlerde sağladığı başarıda önemli bir katkısı olan emanet oyların da yeni partiye kayabileceği değerlendiriliyor. Bu durumun CHP’nin farklı kesimlerden oy alan parti hedefine zarar vereceği, bunun engellenmesi için farklı kesimlere yönelik çalışmaların yapılması gerektiği ifade ediliyor.

Yeni siyasal partinin başarılı olması ve kendine bir yer edinmesi durumunda Türk siyasetindeki mevcut dengeleri değiştiren bir sonucu olacağı ifade ediliyor. AKP içinden çıkacağı ifade edilen yeni partinin öncelikli hedef kitlesinin AKP tabanı olacağı ancak AKP’ye tepkili ya da kırgın olduğu için başka partilere oy veren seçmeni de hedef alacağı değerlendirmesi yapılıyor.

İTTİFAKLAR YENİDEN

CHP kaynakları kurulacak yeni partiyle birlikte mevcut ittifak bloklarının da yeniden şekilleneceğini ifade ediyor. Yeni partinin Cumhur İttifakı ve Millet İttifakı olmak üzere iki ana ekseni değiştirmeyeceği ancak ittifak cephelerinden birine girmesi durumunda gireceği tarafı kuvvetlendireceği vurgulanıyor.
CHP kaynakları, kurulacak yeni partinin TBMM’deki varlığıyla birlikte sistem değişikliği tartışmalarının gündeme gelebileceğine de dikkat çekiyor. Buna göre AKP ve MHP’nin parlamentoda çoğunluğunu yitirmesi durumunda AKP tarafından doğrudan parlamenter sisteme dönüş olmasa bile, eski sisteme yönelik bazı adımların gelebileceği ifade ediliyor. Mevcut sistemde iktidar olabilmek için yüzde 50+1 ihtiyaç duyulurken, yapılacak değişiklikle bu oranın esnetilebileceği ifade ediliyor.

CHP ALANI SICAK TUTACAK

CHP’de hafta başında toplanan Merkez Yönetim Kurulu’nda (MYK) TBMM’nin tatile girmesinin ardından Türkiye’nin dört bir yanına teşekkür ziyaretleri gerçekleştirilmesi benimsendi. 31 Mart yerel seçimleri ve 23 Haziran İstanbul seçiminden başarıyla çıkan CHP, kazanılan bütün belediyelerin bulunduğu kent ve beldeleri ziyaret ederek yurttaşlarla bir araya gelecek. CHP milletvekilleri ve parti meclisi üyelerinden oluşacak heyetler, yurttaşlarla kampanya döneminde olduğu gibi yüz yüze iletişim kuracak. Ziyaret heyetleri yurttaşların bulundukları bölgelere ilişkin sorunları belirleyecek ve yurttaşların belediye yönetiminden taleplerinin ne olduğunu da öğrenecek. Ziyaretler kapsamında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da bazı kentlere gidebileceği ifade ediliyor. Söz konusu ziyaretlerle CHP’nin yurttaşlara seçim dolayısıyla teşekkür etmesinin yanı sıra partinin kazandığı başarının ardından aktif bir şekilde sahada olmaya devam etme eğilimi de öne çıkıyor. Ziyaretlerin bu ay sonu yapılması planlanan belediye başkanları kampının ardından yapılacağı ifade ediliyor.

İYİ PARTİ'DEN YENİ PARTİ TEPKİSİ

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ve eski Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın yeni parti kurma girişimlerine destek verdi. Akşener, "Türkiye açısından iyi olacağına inanıyorum. Çeşitlilik güzel şeydir, tekçiliğin Türkiye'yi ne hale getirdiği ortada" dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, TBMM'de bir grup gazetecinin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

İki yeni oluşumun, İYİ Parti tabanından da oy çalacağı yönündeki yorumlar hatırlatılınca Akşener, yaptırdıkları seçmen analizlerinden örnekler verdi. Genel başkan olarak kendisinin "dindar" olduğunu belirten Akşener, buna karşın tabanın, İYİ Parti'yi "seküler, cumhuriyet değerlerine bağlı, vatanseverlik üzerinden milliyetçilik bakışı olan bir parti" olarak tanımladığına dikkat çekti:

"Görülen şey şu; siz kendinizi nasıl tanımlarsanız tanımlayın, seçmen bir yere oturtuyor. Dolayısıyla Anavatan Partisi benzeri bir parti kuracağım diye yola çıkıyorsunuz fakat seçmeniniz sizi bir yere konumlandırıyor. Yani insanlar bir plan yapıyor ama sonuçta sizi tanımlayan da seçmeniniz oluyor. Bu yeni kurulan partiyi ya da partileri seçmen nereye konumlandıracak, onu göreceğiz. Ama günün sonunda Türkiye için son derece faydalı görüyorum. Çeşitliliğe ihtiyaç var. İki blok arasındaki siyasi bölünmeyi, yani bloklaşarak bölünmeyi, Türkiye'de insanların birbirleriyle olan ilişkileri açısından mahsurlu görüyorum ben. Yani seçmenin birbiriyle olan ilişkisinde yumuşamayı sağlayabilir."

"ERDOĞAN İKİ PARTİYİ TAKİP EDECEK"

BBC Türkçe'den Ayşe Sayın'ın haberine göre, Akşener, yeni oluşumların muhalefet açısından değil, AKP ve dolayısıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan açısından sıkıntılı olacağı görüşünde:
"Hem Sayın Davutoğlu'nun hem Sayın Babacan'ın bir ya da iki ayrı parti kurmalarının Türkiye açısından iyi olacağına inanıyorum. Çeşitlilik güzel bir şeydir. Tekçiliğin Türkiye'yi ne hale getirdiği ortada. Dolayısıyla gerçekten kendilerine, eğer böyle bir yola gireceklerse, başarılar dilerim. Ama elbette ilk gözlerini çevirecekleri yer AK Parti seçmenidir. Doğaldır, o alanı tanıyorlar. Sayın Erdoğan'ın bundan sonra tüm her şeyi ile takip edeceği şey, bu iki arkadaşımızın kuracağı partiler olacaktır diye düşünüyorum."

"SARAY KENDİNE AİT DEĞERLER ÜRETİR"

Akşener, yerel seçimin ardından Erdoğan'ın, seçmenin verdiği mesajı aldıkları yönündeki açıklamaları ve sonrasında partili milletvekilleri ile yaptığı "iç değerlendirme" toplantılarından, yeni bir tavır değişikliği beklemiyor:

"Çünkü Sayın Erdoğan'ın partisinde artık tek bir düzenek var; vatandaştan ziyade Sayın Erdoğan'ın gözüne girmek. Dolayısıyla insanların gidip rahat rahat konuşabilmesi mümkün değil. Saray dediğiniz alan kendine ait bürokrasi üretir, kendine ait değerler üretir, kendine ait hayat tarzları üretir. Dolayısıyla o da sizi koparır, yani halktan koparır, her şeyden koparır. Şöyle bir duruma gelir iş; X kişisi için konuşuluyor diyelim, 'bizden mi değil mi?' sorusuna geldiği zaman o iş kopmaya başlar. Biz bunları hep yaşadık. Bizden mi değil mi, bizden mi karşı taraftan mı? Şimdi Ali Bey'den, Ahmet Bey'den sonra Sayın Erdoğan bu perspektiften bakacak. Sarayda oluşan o bürokrasi de görmek istediklerini, duymak istediklerini söyleyecek."

"SİSTEM TAŞIMIYOR"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, 23 Haziran'da yenilenen İstanbul seçimlerinin ardından partili milletvekilleriyle gruplar halinde yaptığı görüşmelerde en çok eleştirilen konuların başında, bir yıldan uzun süredir uygulanan başkanlık sistemindeki aksamalar geliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise "geriye dönüş"olmamakla birlikte, sistemin aksayan yönlerine ilişkin, ittifak ortağı MHP Lideri Devlet Bahçeli ile görüşerek karar vereceklerini açıkladı.

Erdoğan'ın bu sistemden vazgeçmemek için "elinden geleni yapacağını"savunan Akşener, "Sayın Erdoğan o sistemi bırakmamak için elinden geleni yapacak ama sistem kendini taşıyamıyor, o da başka bir şey" görüşünü dile getirdi.

"ERKEN SEÇİM TALEBİMİZ YOK"

Akşener, Millet İttifakı'nın, başta 3 büyük metropol olmak üzere birçok büyükşehirde belediye başkanlığını kazanmasının ardından, "muhalefetin erken seçim isteyebileceği" yorumlarına ise katılmadığını ifade etti. Erken seçim gibi bir gündemlerinin olmadığını belirten Akşener, "Seçimi talep eden ne Sayın Kılıçdaroğlu ne ben, ne CHP ne de İYİ Parti. Fakat bunu tamamen ekonomi ve Sayın Babacan ile Sayın Davutoğlu'nun gidecekleri yol belirler" dedi.

Erdoğan'ın da seçime gitmek istemeyeceğini söyleyen Akşener, şu görüşleri dile getirdi:

"Ben eğer Sayın Erdoğan'ı tanıyorsam, gitmemek için elinden gelen gayreti gösterecektir. İstanbul 814 bin oy farkı ile kaybedilmemiş olsa ani bir hamle yapabilirdi ama kendi seçmeni gitmiş görünüyor. Tabii o meşhur danışmanlar böyle bir yorumda bulunursa bilemem ama şu anda böyle bir şey yapmaz diye düşünüyorum. Ama Türkiye ekonomik olarak sıkışıyor. Damat Bey'i alması mümkün görünmüyor. Ekonomi açısından Türkiye'yi sıcak bir yaz bekliyor."

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ