Dinciler saçma sapan açıklamalarını yaparken nasıl bir yol izliyor

Gündem 11 Ekim 2017 22:47
Videoyu Aç Dinciler saçma sapan açıklamalarını yaparken nasıl bir yol izliyor
A
a

Dinciler saçma sapan açıklamalarını yaparken nasıl bir yol izliyor, insanları nasıl aldatıyor!

Kadın haklarının kısıtlanmasından tutun, özgürlükçü inanç anlayışını baltalamaya, bağnaz ve yobaz söylemleri pekiştirmeye dair hadis olduğu öne sürülen pek çok olumsuz rivayet kullanılmaktadır. Lakin Peygambere ait olduğu öne sürülen sözler yalnızca bunlarla sınırlı değildir. Bu sözlerin dışında, “örnek alınabilecek” sözler de vardır. Fakat gelin görün ki, o “örnek sözlerin” de daha çok “kullanılışlı” olanları tercih edilmekte ya da kimi hadisler eğilip, bükülerek adeta yeniden yazılarak okuyucuya sunulmaktadır. İşte şimdi o eğilip bükülen hadislerden bir kaçını sizlerle paylaşacağız. Yalnız ona geçmeden şunu ifade edelim ki, hadisler, tarihi sürecin bütünselliği içerisinde ele alınmalıdır. Bununla birlikte şunu da unutmayalım ki, yaşanan tarihin rivayetleri doğrulayıp doğrulamaması, o sözlerin varlığını ortadan kaldırmadığı gibi, aynı zamanda o sözlerin arkasındaki “gerçekliği” de yok saymaya yetmeyecektir.

Başlayalım.

Bilindiği üzere egemen İslam inancına göre bir kimsenin cennete girebilmesi için Müslüman olması şarttır. Diğer taraftan aynı inanca göre Müslüman olmayan kişi “kâfirdir” ve bazı mezheplere göre kâfirlerin de öldürülmesi gerekmektedir. Aynı şekilde dinden dönen kimseler bile mezhep hükümlerine göre öldürülmeyi hak etmektedir. Bu noktada öne çıkan ana hükümlerde Allah’a, onun kitabına ve İslam Peygamberine inanmak olarak karşımıza çıkmaktadır. İşte tam bu noktada yukarıda ifade ettiğimiz ve ancak eğilip bükülerek yorumlanan hadisler ciddi bir sorun yaratmaktadır. Zira o hadislere göre bir kimsenin cennete gitmesi için Müslüman olmasına gerek yoktur. Dolayısıyla o kişi de “doğru” yoldadır. Gelin şimdi o hadislere bir göz atalım:

- “Kim ‘lâ ilâhe illallah’ (Allah’tan başka ilah yoktur) derse Cennete girer!” 

- “Dünyadan son sözü ‘lâ ilâhe illallah’ olan Cennete girer!” 

- “Kim ‘lâ ilâhe illallah’ derse, bu sözünden dolayı Allah (celle celâlühü) ona Cennet’i vacib kılar ve yine bu sözü sebebiyle onu Cehennem’den kurtarır!” 
- Ölmek üzere olanlarınıza ‘lâ ilâhe illallah’ı telkin edin; zira dünyadan ayrılırken son sözü bu olan Müslüman bir kimseye Allah (celle celâlühü), Cehennem’i haram kılar.” 

- “Kim ‘lâ ilâhe illallah’ der ve Allah’tan gayrı her türlü ma’budu inkâr ederse, mal ve kanı masumdur; hesabı ise Allah’a aittir.” 

- “Kim, ‘lâ ilâhe illallah’ı bilerek ölürse Cennete girer.” 

BU NOKTADA DEVREYE BİRTAKIM YORUMLAR GİRECEKTİR

Çok açık bir biçimde gözüktüğü üzere İslam peygamberine ait olduğu öne sürülen bu sözlerde kişinin iyi bir insan olması, doğru bir hayat yaşaması ve elbette akabinde cennete gitmesi için “Allah’a inanması” yeter bir şarttır. Üstelik bu sözler İslam âlimlerince en güvenilir hadis kitapları olarak kabul edilen Buhari ve Müslim gibi hadis kitaplarında yer almaktadır. Dolayısıyla egemen İslam dünyasına göre bu sözlerin “varlığı” gerçektir ve dolayısıyla da kabul edilmelidir! 

Meselenin çokça karmaşık bir hal aldığı tam bu noktada devreye yorumlar, tahliller girecek; “İslam Peygamberi aslında şunu demek istedi ya da bu sözün manası şuraya çıkacaktır” anlamındaki değerlendirmeler havada uçuşacaktır. Bakın bu değerlendirmelerden birinde Hayrettin Karaman, söz konusu hadisleri nasıl açıklamış:

“Kelime-i tevhîdin bu ilk cümlesi (‘lâ ilâhe illallah’ ) bütünün özeti, sembolü olarak ifade edilmiştir, maksat 'İslam’ın getirdiği iman esaslarına inanan cennete girer'” demektir. Bu hadis müminlere hitap etmektedir, anlatmak istediği de şudur. “İnancı tam olan bir mümin, günahlarından dolayı bir süre ceza görse bile sonunda cennete girer.” 

Hayrattin Karaman, maddi bir olguya işaret ederek ya da yaşanan tarih üzerinden yola çıkarak bu yorumda bulunmuş olsa itiraz edeceğimiz bir husus olmazdı. Fakat o da pek çokları gibi bilimsel bir metod üzerinden değil, zorlama bir yola girerek Peygambere ait olduğu öne sürülen bu sözleri açıklamaya çalışıyor. Oysa okuma yazma bilen birinin de anlayabileceği üzere bu hadiste “anlatılmak istenen aslında şudur” minvalinde bir durum söz konusu değildir. Sözler gayet açıktır. Herhangi bir mecaz ya da kapalılıkla ifade edilmeden dile getirilmiştir. Buna göre insan için elzem olan bir dine mensup olup olmaması değil, yalnız Allah’ı ilah olarak kabul etmesidir. Bu sözlerin ayrıca yorumlanacak bir tarafı yoktur. 

İŞİNE GELDİĞİ ANDA HADİSLERE SARILAN...

Zorla nikâhtan tutun, küçük yaşta evliliklere, baskıcı inanç yorumundan, diğer tüm bağnaz hükümlere kadar izlediği yolu “hadislerle” aydınlatmaya çalışan, kurmak istediği karanlık dünyayı Peygambere ait olduğu öne sürülen sözlerle inşa eden sözüm ona “hadisçi” zihniyet ise bu tür sözler karşısında adeta yok olmayı seçiyor. İşine geldiği anda hadislere sarılan, hatta bu hadislerden yola çıkarak hüküm biçen mezhepler içinde aynı durum geçerlidir. Zira Kur’an da yer almamasına rağmen “zina suçlusunu” -hadisler de var diyerek- öldüren de mezheplerden başkası değildir. Fakat işte gerek örgütlü bağnaz yapılar gerekse de mezhep otoriteleri yukarıda zikrettiğimiz hadisler gibi rivayetler söz konusu olunca ya o hadisi tıpkı Karaman’ın yaptığı gibi kuşa çevirirler ya da zorlama değerlendirmelerle “hükmünü” ortadan kaldırırlar.

Bakınız İslam dini hiç şüphesiz yaşanan pratikten bağımsız olarak okunamaz. Bu pratik içerisinde bizatihi peygamberin katıldığı savaşlar, gönderdiği mektuplar, yaptığı anlaşmalar da yer almakta ve bu anlamda İslam dini konuşulurken bu eylemliliklere de vurgu yapılmaktadır. Dahası bu aynı zamanda, tarihi, bir masal anlatımından ya da menkıbevi söylemlerden kurtarmanın da biricik yoludur. Diğer taraftan İslam dini başta Kur’an olmak üzere bütün bir İslam külliyatı ile birlikte okunmalıdır. Dolayısıyla da sözünü ettiğimiz hadiste- Allah’tan başka ilah yoktur diyen cennete gider- tıpkı diğer hadisler gibi bu perspektifte ele alınmalıdır. Lakin yinelemekte fayda var ki; nereden bakarsak bakalım sözün ağırlığı ortadadır ve eğer hadislerden dem vurmaya başlayacaksak ilk hadiste bu olmalıdır.

Aydın Tonga

Odatv.com

Kaynak

Buhârî, Îmân 33, İlim 33, Salât 46, Teheccüd 36, Et’ıme 15, Rikâk 51, Tevhîd 36, 51; Müslim, Îmân 8, 84, Mesâcid 47; Tirmizî, Îman 17; Ahmed İbn-i Hanbel, Müsned 45/483; Tayâlisî, Müsned 1/356; Bezzâr, Müsned 17/314; İbn-i Huzeyme, Sahîh 3/304.

Ebû Dâvûd, Cenâiz 15, 16; Hâkim, Müstedrek 1/503, 678

Buhârî, Salât 46, Teheccüd 36, Et’ıme 15; Müslim, Mesâcid 47; Tayâlisî, Müsned 2/357

Hadisi rivayet eden Süheyl İbn-i Beydâ, Resûlullah’ın arkasında olduğu bir sırada O’nun, sesini yükselterek defalarca bunu söylediğini ve bu cümleyi arkadaki herkesin duyduğunu ifade etmektedir. Bkz. Ahmed İbn-i Hanbel, Müsned 25/164

Müslim, Îmân 37, 38

Müslim, Îmân 43; Ahmed İbn-i Hanbel, Müsned 1/65

http://www.yenisafak.com/yazarlar/hayrettinkaraman/la-ilahe-illallah-diyen-cennete-girecek-mi-2006039

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU