Erdoğan, Kılıçdaroğlu ve Ecevit'e saldırdı: 24 saat de içmeyin!

Gündem 13 Ekim 2017 13:21
Videoyu Aç Erdoğan, Kılıçdaroğlu ve Ecevit'e saldırdı: 24 saat de içmeyin!
A
a

"Sen ne cahil adamsın, yanındakiler de bir alem; 24 saat de içmeyiverin ya" dedi.

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin genel merkezinde Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda konuşuyor.

Erdoğan’ın konuşmasından satır başları:

Türkiye’yi, FETÖ ve PKK gibi terör örgütleri ile köşeye sıkıştıramayanlar kendileri doğrudan araya girmeye başladılar. AB’deki serbest dolaşım hakkımızı sürekli erteliyor ve bizleri oyalıyorlar. Bunun için göçmenlerin Avrupa’ya yönelmesini engellemek amacıyla kendilerinin önerdiği yardımlar yapılmıyor. Tüm teamüller ve diplomatik kurallar yok sayılarak ABD’ye vize başvuruları askıya alınıyor.

DEAŞ’a karşı en ciddi mücadeleyi yürüten Türkiye’yi terör örgütleri ile yan yana göstermenin yolları aranıyor. Ekonomimizle ilgili olumsuz spekülasyonlar üretiliyor. Gezi olayları sırasında bir kesim çerden çöpten bahanelerle sokaklarda olay çıkarmaya başladığında milletimiz oyunu gördü ve ona göre pozisyon aldı. 17-25 Aralık’ta milletimiz bize her zamankinden çok daha fazlasıyla sahip çıktı. 7 Haziran’dan sonra hiçbir parti tek başına iktidara gelemeyince kimlerin eski Türkiye hayali ile yerinde duramadığını yine en iyi milletimiz gördü. 1 Kasım’da durumu düzeltti.

PKK terör örgütünü tekrar devreye soktular. Aynı dönemde DEAŞ terör örgütünün de canlı bomba saldırıları artmaya başladı. Bu örgütün ipini elinde tutanların hedef olarak ülkemizi gösterdiği anlaşılıyordu.

15 Temmuz gecesi yeni bir hamle yaptılar. Bu defa bambaşka bir manzara ortaya çıktı. Milletimiz tarihinde ilk defa darbecilere karşı fiilen mukavemet gösterdi. Biz de milletimizle birlikte darbecilerin karşısına dikilerek bu teşebbüsün akamete uğratılmasını sağladık. Hemen arkasından Fırat Kalkanı ile bizi durduramayacakları mesajını darbenin arkasındaki güçlere verdik.
‘NAMERT KAÇAR, MERT DİRENİR’
Türkiye’ye siyasi, sosyal, diplomatik, askeri, ekonomik, tüm alanlarda diz çöktüremeyenler yeni oyunlarla karşımıza çıkıyor. “Namert kaçar, mert direnir” diyoruz. Biz sadece direnmekle kalmıyoruz, kendi oyun planımızı adım adım uyguluyoruz. Savunmamızı güçlendirirken taarruzu da ihmal etmiyoruz.

‘AÇIKLAMAYI YAPIN, BİTİRELİM İŞİ’
Türkiye’yi batı ve dünyadan tecrit için ellerinden geleni yapanlar beyhude uğraşıyorlar. AB serbest dolaşım hakkı vermedi de ne oldu? Dünya başımıza mı yıkıldı? Hala oyalıyorlar. Bu minderden biz değil siz kaçacaksınız. Eğer dürüstseniz yapın açıklamanızı. Açıklamayı yapın bitirelim işi. Bizim size ihtiyacımız yok. Karşılıklı bir ihtiyaç formülü var.

İran’da, Ukrayna’da, Sırbistan’daydım. Bu salı da Polonya’ya gidiyoruz. Eşi benzeri olmayan ev sahipliği için sayın Vuçiç’e, Sırbistan halkına ve Sancak’taki tüm kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum.

Müttefik dediğimiz kimi devletlerin ülkemize karşı sergiledikleri iki yüzlü tutumdan biz çok rahatsızız. Arkamızdan oynadıkları oyunların çirkinliği artık gizlenemez hale gelmiştir. Artık bu mızrak bu çuvala sığmıyor. Bize demokrasi dersi, hukuk devleti dersi, hak ve örgürlükler dersi verenlerin işlerine gelmediğinde bu kavramlardan ne kadar kolay vazgeçebildiklerini açık ve net görüyoruz.

‘BU GECE SİLAHLI KUVVETLERİMİZ OPERASYONU BAŞLATTI’
Terör örgütüne parasız olarak bu kadar silahı vermenin gayesi ne olabilir. Burada soru işaretleri oluşmuyor mu? Bir Astana süreci başlattık. Rusya, Türkiye ve İran üçlü olarak karara vardık. ‘Bir gece ansızın gelebiliriz’ dedik, bu gece silahlı kuvvetlerimiz şu anda operasyonunu başlattı.

Kimse bize bunu niye böyle yaptınız diyemez. Sınırı olan biziz. Bu ülkede değil, ülkenin dışında da Kılıçdaroğlullarının sayısı çok fazla. Bir taraftan sınır ötesine çıkılmasına “evet” diyeceksin. Aynı konuşmada “Suriye’de ölenlerin sorumlusu Erdoğan’dır” diyeceksin. Yanında taşıdığı adamların her biri bir alem. Çanakkale’de hepsi, siz burada eğitime geldiniz, kendilerinin eğitime ihtiyacı var. İçmeyin de daha sonra için. Burası şehadet makamlarının oluştuğu yer.

‘BİZ KILIÇDAROĞLU ZİHNİYETİ TAŞIMIYORUZ’
"İdlib bize sınır. Dolayısıyla tedbirimizi almak durumundayız. Kimse bize 'Niye bunu böyle yapıyorsunuz' diyemez. Suriye'ye 911 kilometre sınırı olan biziz. Her an taciz ve tehdit altında olan biziz. Kimse bize 'Niye bunu böyle yaptınız' diyemez."

"Biz Kılıçdaroğlu zihniyeti taşımıyoruz, bunu böyle bilelim. Onların böyle bir derdi yok. Onlar varsınlar Esed'in yanına gitsinler, onunla dertleşsinler ama biz farklıyız ve İdlib'deki her şehidin hesabını benim vereceğimi söyleyecek kadar gafil, cahil olan bu insanlarla konuşacak bir şeyimiz yok."

'ASLA ETNİK MİLLİYETÇİLİK YAPMAYACAĞIZ'
Biz asla etnik milliyetçilik yapmayacağız. Biz bu noktada, ırkçılık noktasında asla böyle bir yaklaşım içinde olmayacağız. Tüm etnik unsurlar, birbirimizi yaradandan ötürü seveceğiz. 

Siz sadece bir etnik yapının bu ülkede egemenliği için çalışıyorsunuz, buna müsaade etmeyeceğiz. Zira biz tek vatan diyoruz, 780 bin kilometrekarede herhangi bir yeni unsur oluşturmanın gayretine girenlere de müsaade etmeyeceğiz. Varsın gelsin sizin milletvekilleriniz teröristleri o dağlardan tepelerden toplasınlar. 

TEŞKİLATA MESAJ
Biz tembel olamayız, çok çalışacağız. Herkesin ağzına geleni söylemeye hakkı olabilir ama bizim yok. Herkesin milleti umursamadan bildiğini okumaya hakkı olabilir, bizim yok. Hesapsız kitapsız işlere kalkışmaya hakları olabilir ama bizim yok. İster ekonomisi ile ilgili ister iç siyasetle, isterse başka herhangi bir konu ile ilgili olsun tüm işlerimiz de bu kriterlere uygun davranmazsak işlerimizi sıkıntıya sokarız.  

BELEDİYE BAŞKANLARININ İSTİFA ETTİRİLMELERİ
Bir kısım arkadaşlarım görevlerine devam ediyor. Değişim ihtiyacı olan yerlerde bugüne kadar hizmet etmiş arkadaşlarımıza teşekkürlerimizi sunuyoruz. Bizim bu kardeşlerimizle, yollarımızı kaybettik diye bir şey kesinlikle anlaşılmamalı. Biz buna sıradan, diğer partiler gibi bakmayacağız. Davada olay zaman zaman makam mevki değişikliğini gerektirebilir. Bundan dolayı da kimse üzülmemeli. Kime ne zaman hangi mevkide görev düşeceği belli olmaz. Belediyelerde de şimdiden bir takım düzenlemeler yapmaya başladık. Kritik gördüğümüz bir takım yerlerde mevcut isimlerin çekilmesi konusundaki kararımızı adım adım hayata geçiriyoruz. 

'BEN ECEVİT'İN ANLAYIŞINA SATAŞIYORUM'
Bugünkü CHP ile kitaplarda okuduğumuz bazıları arasında irtibat görmüyorum. Diyor ki, "Ecevit'e sataşma". Ben Ecevit'in anlayışına sataşıyorum. Ben bu milletin temsilcilerinin, Amerika'nın başkanının tırabzana oturup kendisinin de el pençe divan durmasını kabul edemiyorum.

Çanakkale Belediye Başkanı ciddi bir terbiyesizlik yaptı, belediye meclis üyesinin konuşmasına engel oldu. Talimatı verdim, 18 Mart törenlerinde konuşturulmayacak.

MÜFTÜLERE NİKÂH YETKİSİ
Şu anda nikâhları kim kıyıyor? Belediye başkanı veya nikâh memuru. Hatta bunların içinde tahsili olmayanlar da var. Bunlar da nikâh kıyıyor. Müftü kim? O da bir devlet memuru. Tahsil düzeyleri üniversite, ilahiyat mezunu. Kendi değerlerimizde vatandaşlarımız inancımızın mensubu olarak resmî nikah kıyıldığı zaman onunla yetinmiyor, gidiyor hocaefendiye bir de dini nikah kıyıyor.

Kılıçdaroğlu ne yaptı onu bilemem. Bu gerçekleri göz önüne almak lazım. Batı laik, kilise bu işi yapıyor mu? Yapıyor. Orda olunca laikliğe aykırı olmuyor da bizde niye aykırı olsun. Laiklik denen bu kavramı bile bunlar bilmiyor. Kişiler laik olmaz, devlet laiktir.

AKP olarak biz laiklik kavramını nasıl programımıza aldık? Laiklik devletin tüm inançlara eşit mesafede olmasıdır. Ateist de olabilir. Bu ülkenin 99'u müslümansa, müslümanların inancının gereği olarak bu adımı atmak gerekir. Ben nikâhın dinimizde naısl olduğunu anlatmaya kalksam onlar hiç anlamaz. Çıkıyorlar tencere tava aynı hava. Meydanlara çıkıp müftülere nikah istemiyorlarmış. İsteseniz de istemeseniz de bu meclisten geçecek.

Ayrıntılar geliyor...

1000
icon
Teso 17 Ekim 2017 09:32

Tc tarihinin en cahil adamıyla baş başa. Diploma nerde hacı

0 0 Cevap Yaz
hava durumu HAVA DURUMU