AKP'ye şok...MHP NATO'yu savundu!

Kategori: MHP - Tarih: 23 Kasım 2017 13:23
AKP'ye şok...MHP NATO'yu savundu!

Karataş köşesinde NATO'ya üye olabilmek için bedel ödendiğini söyledi.

Türkiye siyasetinin gündeminde NATO var. Parti programlarında NATO’nun nasıl yer aldığına ilişkin başlayan tartışma, NATO tatbikatında yaşanan skandalın ardından büyüyerek devam ediyor.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, NATO skandalının ardından başlayan tartışma sonucunda “Artık ve vakit kaybetmeksizin NATO’nun sorgulanması, dünden bugüne emel ve hedeflerinin masaya yatırılması Türkiye için aciliyeti olan bir mecburiyettir. Ya hep ya hiç diyeceğimiz bir sınıra yaklaşıldığı bir gerçektir. Özürmüş, ne özrü, neyin özrü?”açıklamasında bulunmuştu.

“BEDEL ÖDEYEREK ÜYE OLDUK”

Bahçeli’nin bu açıklamasının ardından MHP’nin yayın organı Ortadoğu gazetesinin başyazarı Orhan Karataş bugünkü yazısında NATO tartışmalarına değindi.

Karataş "NATO ile ilişkilerimizin gözden geçirilmesinin zamanının geldiği muhakkaktır. Ancak, NATO'dan çıkmak veya kalmak, öyle bir anda verilecek bir karar değildir. Biz bu örgüte bedel ödeyerek üye olduk. 65 yıldır da her türlü külfetine katlanıyoruz” dedi.

“BİR ANDA KARAR VERMEK DOĞRU DEĞİLDİR”
Köşesinde “Bu süre içinde bize ne kattığı, ne kazandırdığı elbette tartışılabilir. Artılarla eksileri bir araya getirdiğimizde sonucun lehimize olmayacağı da kesindir” diyen Karataş şunları yazdı:

“Bütün bunlara rağmen, 'öyleyse ne duruyoruz, keselim bağımızı bitsin' demek kolay değildir. Bizim kendi durumumuzun dışında bugünkü dünya şartlarında NATO'ya ihtiyaç olup olmadığı ayrı bir tartışma konusudur. Nükleer silahların bu kadar yaygın ve etkili olduğu bir çağda, tehdidin bittiğini söylemek kolay değildir. Kaldı ki, bizim böyle bir silahımız henüz yok.

NATO tartışması yapmadan önce, bize yönelecek tehditleri kendi imkanlarımızla bertaraf edip edemeyeceğimizi masaya yatırmamız gerekiyor. Zor ve sıkıntılı bir coğrafyadayız. Çok yönlü bir tehdit altında olduğumuz bütün dünyanın malumudur. Sadece terör tehdidi altında değiliz, aynı zamanda komşularımızla da ciddi sorunlarımız var. Yunanistan gibi bu ülkelerden bazılarının NATO üyesi olması sonucu değiştirmiyor. Göz ardı edilmemesi gereken bir diğer husus da Rusya'nın pozisyonudur. Her ne kadar bugün Rusya ile ilişkilerimiz yeniden normalleşiyor gibi olsa da, tehdidin bittiğini söylemek mümkün değildir. Rusya'ya ne kadar güvenebileceğimizi bir değil, bir kaç defa düşünmek ve ona göre hareket etmek gerektiği de ayrı bir gerçektir.

Mesele çok yönlüdür ve bir anda karar vermek kolay olmayacağı gibi doğru da değildir. Sanal tatbikat NATO kaynaklı olarak karşılaştığımız ilk alçaklık değildir. Darbelerden çuval geçirme olayına kadar bozuk bir sicil orta yerde durmaktadır. Özellikle ABD'nin yanlışlıklarını NATO'dan ayrı tutmak doğru olmayacaktır.”

“DÜNYANIN SONU DEĞİLDİR”

Önemli olanın NATO’dan ayrıldıktan sonra ne olacağı olduğunu vurgulayan Karataş köşesini şöyle sürdürdü:

“NATO demek aynı zamanda ABD demektir. Bu örgütten ayrılıp sahayı boşaltmak, bize karşı tavırları daha da arttıracak ve doğrudan bir hale dönüştürecektir. Kaldı ki, NATO endişesiyle biraz geride durma gereği hissedenler de, artık doğrudan harekete geçeceklerdir.

NATO'nun yanlışlarını, son olaydaki gibi kalleşliklerini asla affedemeyiz. Hesabını sormak, gereğinin yapılmasını istemek en doğal hakkımızdır. Bu hakkı kullanmak bir tercih değil zorunluluktur. Özür dilemeler yeterli değildir. Soruşturmanın genişletilmesi, olayın bütün yönleriyle ortaya çıkarılması, suçluların cezalandırılması ve bir daha benzer şeylerin olmayacağının teminatının verilmesi şarttır. Sonrasında oturup, daha normal şartlarda her şeyi enine boyuna tekrar düşünebiliriz. NATO'dan ayrılmak dünyanın sonu değildir. Önemli olan ayrıldıktan sonra ne olacağıdır.

“KEŞKE NÜKLEER SİLAH ÜRETEBİLECEK GÜCÜMÜZ OLSAYDI”

Meselenin gelip dayandığı asıl nokta, kendi gücümüz ve imkanlarımızdır. Bize yönelen veya yönelebilecek tehditleri kendi başımıza savuşturacak güç ve imkanımız varsa, mesele yoktur. Savunma Sanayimiz büyük aşamalar kaydetmiştir. İhtiyacımız olan birçok silahı kendimiz üretebiliyoruz. Ancak, hala kat etmemiz gereken mesafeler var. Keşke nükleer silah üretebilecek gücümüz ve imkanımız olsaydı. Böyle bir silahın bulunması bütün dengeleri değiştiriyor. Şu anda böyle bir imkanımız olmadığı gibi, yakın gelecekte de olacak gibi görünmüyor. Belki de, öncelikle karar vermemiz gereken nokta burasıdır."

http://www.muhalifhaberler.com/haberprint/akp-ye-sok---mhp-nato-yu-savundu--3240.html