İmamoğlu TRT'de TRT'yi ve AKP'yi bombalıyor!

Gündem 18 Haziran 2019 18:44
Videoyu Aç İmamoğlu TRT'de TRT'yi ve AKP'yi bombalıyor!
A
a

Seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu TRT'de TRT'yi ve AKP'yi bombalıyor!

Millet İttifakı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ekrem İmamoğlu TRT Haber'de canlı yayında soruları yanıtladı.

İmamoğlu, devletin resmi kanalı olan TRT’de yer bulamamasıyla ilgili yapılan eleştiriler sonrasında yapılan bu canlı yayın dikkat çekti. İmamoğlu, TRT Haber'de gazeteciler Fatih Er ve Şebnem Bursalı’nın soruları cevapladı.

İmamoğlu, “Bugün çok soru sordular bana hiçbirine cevap vermedim onu söyliyeyim. Dedim ki 'TRT’den izleyin', kanallar kızdı. Muhtemelen birkaç kanal kaçtı maçtı diye bir kaç tane haber bile yapmıştırlar. Dedim ki ‘Uzun zamandır TRT bizi çağırmıyordu. Onlar beni düşünmüyor ama ben onların yayıncılığını düşüneceğim. Soruları orada cevap vereceğim’ dedim. Onun için bu şekilde geldik inşallah iyi bir yayın olur" diye belirtti.

İmamoğlu, ayrıca, TRT'ye yönelik eleştirilerde de bulunarak, "Adil olduğunuza inanıyor musunuz TRT olarak?" diye sordu. İmamoğlu, "İlk defa beni çağırıyorsunuz. Burası benim. Burası 82 milyonun. Buradaki emekçi kardeşlerime hakkımı helal ediyorum" diye de belirtti.

"GELİR GELMEZ..."

Ekrem İmamoğlu’nun açıklamalarından satır başları şu şekilde:
"İstanbul Çocuk Fonu diye bir kavram ortaya koyacağız. Eğitimle, çocuklarla, gençlerle ilgili seferberlik. Seferberlik çok önemli bir kavram. Ben İstanbul’da sorumluluğu olduğu bir dönemi başlatacağımızı söyledim.

Çocuklar bizim için çok önemli. Kreş çok önemli bir kavram. Gelir gelmez hızlıca 150 mahallede açacağız. Malum YSK kararı olmasaydı biz şu dönemde ciddi sayıda kreşi hazırlamış olacaktık.

Kadın konusu bizim için elbette önemli. Bazı konularda anneyi destekliyoruz. İstatistiklere baktığımızda 0-4 yaş arası çocuğumuz 1 milyon 200 bin. Ona hizmet üretmeyeceğiz de neye üreteceğiz. Dolayısıyla dedim ki şehrin onlara izin vermesi lazım. Annelerimize sosyal tesislerimizi yüzde 40 indirimli, 0-4 yaş arası çocuğu olan annelere eğitimi ücretsiz yapacağız. 2 tane kadın sığınma evi hızlıca devreye alacağız. Kadın sağlığı merkezleri talebi var. 20 adet kadın sağlığı merkezi talebi ve 40 adet doğumhane kuracağız. İki üniversiteyle yaptığımız araştırmada bizim elimize gelen talepler bunlar.

Yoksulluk, ev kadınını etkiliyor, ocağındaki yemeğini etkiliyor. Bir de işsizlik konusu var, o da en çok gençleri etkiliyor.

TRAFİKLE İLGİLİ PROJELERİ 

Çok şey yapıldı gibi gözükebilir anlatılabilir ama yaşamın içerisinde çok şey yapıldığını hissetmiyorum. Bu şehirde trafikten şikayet oranı hiç azalmadı aksine büyüdü. Öncelik neydi, nerede yapılmalıydı… Bence bilimden yeterince faydalanılamadı. Öncelik metro… Bu şehirde metro durağına yürüme mesafesinde ulaşma oranı ne biliyor musunuz? Yüzde 2… Bugün Marmaray dahil, metro ve raylı sistemlerden yararlananların oranı yüzde 18. Önce tespit yapmalıyız ki sorunu çözelim.

"KOMEDİ..."

Metro, bütün dünyadaki metropollerde en önemli ulaşım aracıdır. İstanbul’un 16 milyon nüfüsu var 15 milyon değil çünkü bir milyonda mülteci yaşıyor İstanbul’da. 2004’te metro hattı uzunluğu 45 km. 2019’da 170 km. Yılda 8.3 km metro hattı yapılmış. ‘Yılda 8.3 km üretim yaptım’ demek komedi. Efendim inşaatlar devam ediyor 2020’de bitecek. Ama taahhüt ettiniz. Sadece 2014’de 450 km ye çıkacağı taahhüttü var. Yarısı bile değil.

Biz bu şehre bütünleşik bir ulaşım sistemi vaat ediyoruz. Bütünleşik sisteminden kastımız aslında tümüyle ulaşım ağının birbirine entegre, bu aslında İstanbul’un gelecek vizyonu. 2029’a kadar olan bütünleşik ağ sistemi. bunun içinde inşaatı devam eden metro hatları, bizim megabüs hattımızda var.

“ŞU ANDA METROBÜS FAYDADAN ÇOK SIKINTI ÜRETMEYE BAŞLAMIŞTIR”

Metrobüs’ün sağlıklı bir kilometrede verimli bir ulaşım sistemi olduğunu yıllardır teknik olarak söyleyen birisi bir belediye başkanı olarak da söyleyen birisiyim. Ama şu anda faydadan çok sıkıntı üretmeye başlamıştır.

İstanbul’un bir çok metro ağı yavaş ilerlemektedir. Durma aşamasındadır biliyoruz şantiye tespitleri var bizde. Sebeplerinin bir kısmının mali sebepler olduğunu biliyoruz bir kısmının da başka sebepler olduğunu biliyorsunuz. Basına da yansıdı bir buçuk yıl kadar önce. Bir kısım metro projelerini durdurmayı o dönem göreve gelen sayın belediye başkanı durduracağız dediler sonra merkezi hükümetin söylemiyle vazgeçildi.

“DENİZ HATLARINI YÜZDE 10 SEVİYELERİNE ÇIKARTACAĞIZ”

Bu bütünleşik metro ağıyla beraber İstanbul’un deniz ulaşımında, bakın yüzde 3’lere indi. 90’lı yıllarda İstanbul’da ulaşım deniz hatlarında yüzde 10 seviyesindeydi. Biz bunu tekrar yüzde 10 seviyelerine çıkartma niyetindeyiz.

640 km metro ağı sistemini 2019’a kadar bu şehirde tamamlamak istiyoruz. Tabi bunun içerisinde inşaatı devam eden metro ağları da var.

Megabüs’le ilgili size kısa bir görüntü gösterebilirim. Sultanbeyli’den Esenyurt’a kadar… Yani İstanbul’un kuzey aksından ve dar gelirli insanların içinde yaşadığı o bölümde içerisinde Sultanbeyli, Sancaktepe, Ümraniye, Kavacık, Sultangazi var… Yine aynı şekilde Bağcılar, Esenler, Esenyurt’a kadar devam eden bir Megabüs hattımız var. Megabüs hattımızın anlamı şu…

Yaşadığımız E-5 hattında bulunan Metrobüs gibi yoğun imalatlı bir sistemden bahsetmiyoruz. Tercihli yol sistemi yani acil güvenlik şeridi diye kullandığımız şeridin daha büyütülerek. Büyük bir yatırım yapmadan verimli araçlarla ki aynı şekilde Metrobüs araçlarının verimsizliğini biliyoruz.  Daha yüksek kapasiteli araçlarla beraber Metrobüs’ü daha verimli bir hale getireceğiz. Yükünü Megabüs’le beraber yüzde 30-40 azaltacağız. Bu iş bizim en önemli konularımızdan bir tanesi.

İstanbul’da taksi, minibüs gibi özel araçlarla ulaşımın payı yüzde 67 civarında. Biz onların katılımcılığını sağlayacağız. Sorunları bire bir hisseden tüm aktörleri. İki otogar düzenimiz var, ki aynı şeyi rakibimiz de öneriyor.

Örneğin bunların geçişleri. Mini otogarlar yapılması, kamyon kamyonet gibi lojistik taşımaların sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesini sağlamak. Bununla hem ulaşımda kolaylık sağlamış oalcağız, hem de yakıt tüketimini düşürmüş oalcağız. En başta ulaşımdaki bu işin başındaki insanlar, aktörleri, hiçbir zaman masada olmadılar. Bu masaya katılmamalarından dolayı üretim ayapmadılar.

Bugün lojistik konusunda en uzmanların görüşlerine başvurulmuyor. Belediyecilik katılımcılıkla kolaylaştırılacak bir alan. Önceliğimiz metroya öncelik vermek, yayayı, bisikleti ve yapacağımız yeşil vadilerle tümüyle entegre bir sistemle İstanbul’u çağdaş bir ulaşım ağına kavuşturmaktır.

Kim ideolojik bir işten çıkarma yaparsa büyük bir hatadır. Ben AKP’li belediyeden Beylikdüzü’nde belediye devraldım ve yapmadım. İdeolojik kavramlarla hiç kimse, hiçbir belediye başkanı çıkartmamalı, yanlıştır.

(Şebnem Bursalı’nın bazı işçileri çıkartmışsınız itirazı) Maaş alıp çalışmayanlar var, il gençlik kollarında olup çalışmadan maaş alıyor, Beylikdüzü’nde oturmuyor bile. Oradaki müdürler AKP döneminden beri orada görev yapıyorlar.

Biz İBB’de çalışan 82 bin insanımıza iş garantisi veriyoruz. Biz şunu da vaadediyoruz, belediyenin önünde birilerinin aleyhine miting de yaptırmayacağız. 82 bin işçime, çalışanıma söylüyorum. Hiçbir çalışanımızı zorla mitinge de götürmeyeceğim.

İSMAİL KÜÇÜKKAYA İLE GÖRÜŞME MESELESİ...

15 dakika falan sürdü. Ama 2-3 dakika konuşmuşuzdur çünkü ben buhar alıyordum o sırada. Bu konuyu dile getiren ve bu buluşmayı sağlayan bizim talebimizdir. 31 Mart'tan 2 ay önce talep eden, meydanda taşlarımızı döküyoruz diye reddedilen bizdik. E bu süreç makul görüldü. ben de teşekkür ettim Sn. Yıldırım'a. Sonra konuşmaya başladı. Uğur Dündar dedi Yıldırım, hay hay dedim. Bana sordular, bu işi en çok gündeme getiren Didem Arslan olmalı dedim. Geri dönüş yaptılar, Yıldırım Didem hanımı istemiyor dendi. Sonra 6-7 isim verdiler, İsmail bey kendi yaptı açıklamasını. Kim olursa olsun vız gelir tırıs gider diyen kendisi. Daha sonra Küçükkaya beni aradı, sizle görüşmek istiyorum, daha sonra da Yıldırım'a gideceğim dedi. İstanbul'da Taksim'de bir otelde görüştük. O gün proje tanıtımım vardı. 2-3 dakika görüştük. Bir talebiniz var mı dedi. Dedim yok istediğinizi sorabilirsiniz.

17 yıl bu süreçten kaçanlar artık o masadan kaçamayacaklar. Ben bu süreçte özellikle söyledim, burası bir Kırkpınar Meydanı değil. Süreç de gerçekten kötü bir tecrübe ortaya koyunca da bahane arıyorlar. Herhalde fırça yediler, bahane arayışındalar. Sn. Yıldırım beni ve eşimi çaya davet etti. Ben seçim günü de dahil istediği gün çağırdığı gün giderim.

ORDU-VIP MEVUZU, HAKARET ETTİ Mİ

Etmedim. Sizin ekranlarınız bizim Karadeniz gezimizi saniyelerle gösterdi. Adil olduğunuzu düşünüyor musunuz TRT'de? Ekrem İmamoğlu'nu bu sefer özellikle çağırdınız. Ben İstanbul'un en iddialı adayıydım, beni niye çağırmadınız? Burası benim ha, 82 milyon insanın. Buranın idari anlayışını görevini ben anlamam, ama burası benim, 82 milyondan bir insanım. Ben miting yapmadım Karadeniz'de. 1,5 gün kaldım orada. Yüz binlerce insan 21 noktada beni ağırladı. Saniyelerle gösterdiniz ama bu kısmı dakikalarca... Beni niye çıkarmadınız? İmamoğlu'nu niye çağırmadınız?

Konunun öyle bir münazaraya dönüştüğünü bilseydim benim ne işim var VIP'de. Ben apronda binlerce insanı dizer miyim? Benim ne işim var VIP'de. Filmi geri sarsak, olaydan haberdar olsak, giderdim normal hatlardan çıkar binerdik uçağımıza.

SAYIŞTAY RAPORLARI...

Benim Sayıştay'ın açıklamasındaki gibi bir iddiam yok ki. Milyonlarca lira iddiamız yerinde, biz yerimizde duruyoruz. Sayıştay raporunda süreç tariflenir, hesap yapılmaz. Beylikdüzü'nde ben belediye başkanı olduğumda Sayıştay geldi. Kaç yıl üzerine biliyor musunuz? 12 yıl. Ben Sayıştay denetiminden geçtim. Beş yıldır denetimden geçen bir belediye başkanıyım, tek bir mahkeme olmadı, tek bir olumsuz karar olmadı. 6 Mayıs kararından sonra acaba İmamoğlu'yla alakalı bir şey bulabilir miyiz diye Beylikdüzü'nde bir müfettişi görevlendirdiler, 20-25 gündür çalışıyorlar. Zaten ben tehdit görmüş bir belediye başkanıyım. Sayıştay raporunda benim iddiam üzerine giden bir şey yok. (İmamoğlu ortak yayındaki Sayıştay konuşmasını gösteriyor) Uzmanlar çalışıyor. Böyle hesaplıyoruz.

Bahsettiğimiz şey israf. Bir örnek vereyim. Kötü mali yönetim. 5 yılda İBB'nin borcu 5 kat artıyor. Yani 26,7 milyar TL. Örneğin bütçe açığı 18 kat artmış, 3,7 milyar TL. Bütün hemşehrilerime şunu söylemek istiyorum. Biz israfla ilgili belge açıklamıştık, demiştik ki, bir damacana su, belediyenin şirketinden markette gidip alıyorsunuz 9 TL, belediyeye 60 bin tane alıyorsunuz 9,5 TL'den. Uygulanmamış projelere 260 milyon TL harcanmış. Uygulayacağınız proje olur, rafa koyar, uygularsınız. İstanbul'a yeni adalar diye bir proje. Bunun bütçesi 2 milyon 750 bin dolar. İBB'nin bir lojmanı var, dedim gidin gösterin, gittik. Koca bir lojman, içi şatafat, vesaire. 60 dönüm arazinin içinde, kullanılmıyor da doğru dürüst. Havuzu var, olimpik yüzme havuzu, bunları geçiyorum, dedim ki burada kaç kişi çalışıyor, sadece oradaki güvenlik görevlisi 39. Orada 100'e yakın insan çalışıyor. Senelik gideri 100 milyon lira. Ben israfı önleyeceğim. Bu şehrin parasını israfla birlikte çar çur etmeyeceğim."

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ