Maduro'ya şok: Erdoğan muhalif lideri mi tanıyacak?

Gündem 10 Şubat 2019 21:59
Videoyu Aç Maduro'ya şok: Erdoğan muhalif lideri mi tanıyacak?
A
a

Obama'ya Suriye'yi bombala diyen Erdoğan'ın Maduro'nun yanında anti-emperyalist gibi durması kısa sürecek gibi

Reisçi olarak bilinen Gazeteci İbrahim Haskoğlu Venezuela'da ocak ayında Venezuela Kurucu meclisinin başkan olarak seçtiği Juan Guaido ile röportaj gerçekleştirdi. İlk kez bir Türk gazeteciye konuşan Guaido, Türk halkına seslendi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilgili '' Erdoğan Maduro'nun değil Venezuela'nın dostudur.'' açıklamasında bulundu.
Yandaş medyanın önce Maduro'ya 'diktatör' demesi sonra, muhalif liderle görüşmesi tıpkı Erdoğan'ın Libya konusunda almıl olduğu tavır gibi sonradan değişiklik olacak mı sorularını akıllara getirdi.. Bu konuyu Sputnik Prof. İlhan Uzgel ile konuşmuştu

İşte o röportaj;

‘TÜRK HÜKÜMETİNİN ANTİ-EMPERYALİST SÖYLEMİ RETORİKTEN İBARET’

Uzgel’e göre ‘anti-emperyalist’ tartışmasında Türkiye çarpıcı bir ironi ortaya koyuyor. AK Parti iktidarının kendisini ‘ABD’ye direnen bir lider’ etrafında tanımlamaya çalıştığını ancak Erdoğan yönetiminin ülkenin bütün varlıklarını Amerikan şirketlerine sattığını belirten Uzgel, dünya kapitalizmine kendisini bu kadar açan Türkiye gibi bir ülke bulunmadığını vurguladı. Uzgel Erdoğan’ın bir yandan ‘Maduro’nun yanındayız’ derken, diğer yandan New York Times’a makale yazarak ‘Ortadoğu’da işbirliğine’ vurgu yaptığını da belirtirken, anti-emperyalizmin bir retorikten ibaret kaldığı ve samimi olmadığı görüşünü dile getirdi:

“Antiemperyalist olmak kolaydır, söylemde ben antiemperyalistim dersin. Maduro için Türkiye’den destek tweetleri atılmasının bir maliyeti yok ki. AKP iktidarı kendisini Amerika’ya direnen bir lider etrafında tanımlamaya çalışıyor, bunu da böyle lanse ediyor. Sokaktaki insana medya mikrofon tuttuğunda iki tane şey söylüyor. Bölgesel büyük lider, dünyaya kafa tutan lider diyor. bu imajı kaçırmamaya istiyorlar, bir de iyi bir fırsat sundu. Dolayısıyla son derece samimiyetsiz. Türkiye’ye hem kendi tarihi açısından baktığımızda hem de dünyadaki Türkiye benzeri ülkeler açısından baktığımızda, dünya kapitalizmine bu kadar açık bir ülke yoktur dünyada. Siyasal kapitalizmi AKP döneminde öyle bir açıldı ki, inanın markete girdiğinizde, alışveriş yaptığınızda aldığınız ürünlerin çok büyük bir kısmı yabancı sermayeli. Bankaya gittiğinizde, bankacılık sisteminin yarısından fazlası yabancı sermayenin elinde. Borsanın yarısından fazlası yabancı sermayenin elinde. Türkiye’de pratikte hem lira hem dolar kullanılıyor. Seçime giderken şeker fabrikalarını Amerikan şirketlerine satan bir iktidar ondan sonra da kalkıyor ‘Biz antiemperyalistiz’ diyor. Maduro’nun yanındayız diyor. New York Times’a makale yazıyor bu ülkenin reisi. Ondan sonra gel Ortadoğu’da işbirliği yapalım diyor. onun iletişim danışmanı beraber Suriye’de çalışalım diyor. Erdoğan, Obama’yı gel Suriye’yi bombala diyor, sonra da Maduro’nun yanında antiemperyalist oluyor. Bu samimiyetsizliği her ortamda deşifre etmemiz ortaya koymamız gerekiyor.”

‘TÜRK MEDYASI ABD İLE KORKUNÇ KRİZLER VARMIŞ GİBİ YANSITIYOR AMA UFAK TEFEK SORUNLAR VAR’

Uzgel, Türkiye’deki çelişkili durumu, “Hem İncirlik üssü duracak, —mesela PYD’ye silahların bir kısmı İncirlik’ten gidiyor-, hem ABD nükleer silahları olacak, hem ekonominin yarısı dolar üzerinden dönecek, ondan sonra biz anti-emperyalistiz’ diyeceksiniz” sözleriyle özetlerken, Erdoğan’ın kendisini ‘neoliberal’ ve ‘özelleştirmeci’ olarak tanımladığı dönemde daha tutarlı olduğunu belirtti Uzgel’e göre Türkiye medyasında sürekli ABD ile ilişkilerde korkunç krizler varmış gibi yansıtılmasının da aslı astarı bulunmadığını anımsatarak, “Ufak tefek sorunlar var sadece. Erdoğan yönetimi bu sistemi bu kadar kapitalistleştirdiği için çok batmıyor bu Batı’nın gözüne” ifadelerini kullandı:

“Hem İncirlik üssü burada duracak, mesela PYD’ye giden silahların bir kısmı İncirlik üssünden gidiyor. Hem Amerika’nın nükleer silahları olacak Türkiye’de hem ülke ekonomisinin yarısı dolar üzerinden dönecek, ondan sonra da biz antiemperyalistiz diyeceksiniz. Bu kadar da samimiyetsizlik olmaz, neyseniz onu söyleyin. Bir zaman daha sunilerdi. Ben neoliberalim, ben özelleştirmeciyim diyordu. O hiç olmazsa kendi içinde tutarlıydı. Ama bunu böyle yeni keşfettiler. Dünyaya kafa tutan, onu tasfiye etmeye çalıştığı… Böyle bir şey yok. Hem muhalif medyada hem ana akım medyada, Türkiye ile Amerika arasında korkunç krizler varmış gibi temsil ediliyor. Böyle bir şey yok. Kriz yok, ilişkilerde ufak tefek sorunlar var sadece. Erdoğan yönetimi bu sistemi bu kadar kapitalistleştirdiği için çok batmıyor bu kadar Batı’nın gözüne de. Esas kritik noktası da burası. Yok Brunson’dı yok S-400’dü, Patriot’du, Halkbank derken, esas kritik yönü gözden kaçıyor diyelim.”
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ