Özcan YENİÇERİ

"Eset" takıntısı Türkiye'ye pahalıya mal oluyor

2 Mart 2018 00:30
A
a

İsrail, Suriye'de 'güvenli bölge' oluşturmak için harekete geçmiş durumdadır. Bunun için İsrail, Esad'ın yanında savaşan Lübnan Hizbullah'ı ve İran destekli güçlere karşı saldırı düzenlemektedir. Önceki gün İsrail uçağının düştüğü harekât sonrasında İsrail'in Suriye'deki İran güçlerine saldırması bunun en açık kanıtıdır. İsrail işgal altında tuttuğu Golan Tepelerinden Suriye içlerine kadar uzanan 40 kilometre derinliğinde bir güvenli bölge açmayı hedefliyor. Bunun için de Şam yönetiminin yanında savaşan Lübnan Hizbullah'ı ve İran destekli güçleri Hama şehrine kadar geriletilmeyi amaçlıyor. İsrail saldırılarının kısa vadedeki amacı budur.

Lübnanlı general Hişam Caber, İsrail'in eylemine direnmek için askeri ve diplomatik yöntemleri kullanabileceklerini söyledi. Caber, Lübnan limanlarını Rus gemilerine açabileceklerini de kaydetti. Her iki ülke de durumun farkındadır.

ABD'den gördüğü destekle, işgal politikasını güçlendiren İsrail'in yaşanan süreci "Trump Dönemi" olarak adlandırması da manidardır. Trump dönemi kapanmadan İsrail bölgede elde edebileceği ne varsa onu elde etmek için elinden ne geliyorsa onu yapacağından kimsenin kuşkusu olmamalıdır. İsrailli Bakan Gilad Erdan, 1967'den bu yana işgal altında tuttukları Suriye'ye ait Golan Tepeleri'nin "İsrail'in ayrılmaz bir parçası" olarak tanınması çağrısında bulundu.

İsrail için Suriye'yi istikrarsızlaştırmak!

İstikrarsız bir Suriye'nin topraklarını koruyacak bir güç haline gelmesi mümkün değildir. Bunun için Batılı emperyalist devletler Suriye'de sürekli istikrarsızlık üzerine bir siyaset yürütüyor. Bu bağlamda Suriye'deki iç savaşın kısa sürede sona ereceğini kimse beklememelidir. Her grubun diğerinin boğazına sarıldığı bir Suriye'den toprak koparmak ya da koparılmış toprakları üzerinde egemenlik kurmak çok daha kolaydır. Suriye'de sürekli istikrarsızlık ABD'nin sürdürmeyi düşündüğü temel stratejidir. PYD bu amaç için kullanılmaktadır. 

ABD'si, İsrail'i, Alman'ı, Fransız'ı yedi düveli bir araya gelmiş Suriye'yi zayıflatarak İsrail'i güçlendirme stratejisini devreye sokmuş durumdadır. IŞİD, PYD, El Nusra vb. hepsi Lawrence modeli gelişmelerin eseridir. Hepsi de sonuçta İsrail'in Arz-ı Mevut'una hizmet etmektedir. 

Gerçekte ABD'nin, PYD'nin ya da Almanya'nın IŞİD diye bir sorunu yoktur, bu ülkelerin İsrail'in güvenliğini ebet müddet kılmak diye bir sorunu vardır. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nauert açıklamasında, "ABD, İsrail'in egemenliğini ve kendisini koruma hakkını güçlü bir şekilde desteklemektedir." diyor.

IŞİD ise açıktan PYD ve İsrail amaçları için kullanılan bir enstrümandır. Nitekim Rakka, Afrin ve Deyriz Zor'da 400 DEAŞ'lı militanı ABD'nin kara kuvveti olarak kullandığı PYD'nin Türkiye'ye karşı savaşmak şartıyla serbest bırakması bunan en açık delilidir.

Bu durum apaçık ortadayken Esad takıntısı yüzünden Suriye devletiyle karşı karşıya gelmek yanlış üstüne yanlış yapmaktır. Diğer yandan Esad, Türkiye'nin değil Suriye halkının sorunudur. 

Esad'ın yüzünden Suriye'yi yalnız bırakarak İsrail'in bölgeye yayılmasını ve İsrail'in İslam dünyası aleyhine jeopolitik bir güç haline gelmesini gerçek bir Müslüman içine sindiremez!

 AKP Genel Başkanı Erdoğan, "Esad bir milyon insan öldürdü" diyor. İyi de onu siz söylüyorsunuz; ikincisi yalnız Irak'ta ABD'nin öldürdüğü insan sayısı iki buçuk milyonun üstündeydi. O halde böyle bir ülkeyle "eğit-donat" iş birliği ve BOP Eş Başkanlığı nasıl yapıldı? Dahası da kavgada yumruğun hesabı yapılır mı?

Müslüman'ın Müslümanla savaşması dinen haram, ahlaken kötü, mantıken de yanlıştır. Birbirinin boğazına sarılmış iki Müslüman'dan; haklı Müslüman'ın yanındayım diyerek Müslümanların kardeş kavgasına destek vermek en büyük ihanettir. Kerbela'yı, Sıffın'ı, Cemel vakalarını yaşamış bir dinin mensuplarının yaşananlardan ders almaması en büyük gaflettir.

AKP'nin "Eset" takıntısı Türkiye'ye pahalıya mal olacaktır!

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU