Özcan YENİÇERİ

15 Temmuz nedir, ne değildir?

23 Temmuz 2018 15:46
A
a

Körfez harekâtını 1991'de yaparak Irak'a müdahale eden ABD güçleri Bağdat kapılarından geriyi dönmüştü. 2003 yılında ise ABD ve müttefikleri tarafından İkinci Körfez Savaşı yapılmıştı.

İkinci Körfez Savaşıyla ABD bu defa Bağdat'ı düşürdü. Saddam'ı tutuklayıp idam etti.

ABD bir yandan Körfez harekatıyla Saddam yönetimindeki Irak'ın otoritesini yıkarken diğer yandan Irak'ta "uçuşa yasak bölge" Ağustos 1992'de 32. Paralelin güneyinde kuruldu.

"Uçuşa yasak bölge" 1996'da 33. Paralele kadar genişletildi. Irak için "uçuşa yasak bölge" uygulaması 2003'e kadar sürdürüldü.

Bu süre zarfında Irak'ta iki ayrı "uçuşa yasak bölge" oldu. Kuzeyde de Körfez Savaşı'nın bitime değin önce Huzur Hazırlama Harekâtı ve devamında Kuzeyden Keşif Harekâtı düzenlendi. Her iki harekât ile de 36. Paralelin kuzeyinde Kürt muhalefetin yeniden kurulması, silahlandırılması ve otoritesinin geliştirilmesi hedeflendi.

Sonuçta ABD sınırlı da olsa bölgede kendisine yüzde yüz bağlı bir Kuzey Irak Kürdistan yönetimi bırakarak kuvvetlerini çekti.

"Arap Baharı" konusu!

2010 yılının son günlerinde Tunus'ta başlayan harekâtın Mısır'da 30 yıllık Hüsnü Mübarek yönetimini devireceği, Libya'da 40 yıllık Kaddafi'nin linç edileceğini kimse tahmin etmemişti.

2011 yılında ise bu harekâtın Suriye iç savaşına neden olacağından kimsenin haberi daha yoktu.

Hâlbuki o sıralarda ABD tarafından Büyük Ortadoğu Projesi yürürlüğe çoktan konulmuştu. Büyük İslam coğrafyasının rejim, sistem, sınır olarak dizaynı çoktan başlamıştı. Arap ayaklanmaları ABD'nin strateji yapımcılarını bile şaşırtmıştı. Onlar "ABD bu olayların arkasında değilse önünde olmalıdır" diye açıklamalar yapıyordu.

Suriye'de iç savaşın başlamasıyla birlikte küresel güçlerin bölgede bilek bükme yarışı da başlamıştı. ABD daha önce Irak'ta yaptığının benzerini Suriye'de tekrarlamak istiyordu. Irak'ın kuzeyinde kurulan Kuzey Irak Kürt yönetimi Türkiye'nin Irak'la arasına bir bıçak gibi sokulmuştu. Sıra aynı şeyi Suriye'nin kuzeyinde yapmaya gelmişti. Suriye'nin kuzeyinde kurulacak bir PYD/PKK/ABD koridoru bütünüyle Türkiye'nin Orta Doğu'yla olan fiziki ilişkisini kesmeyi amaçlıyordu.

Kantonlar birbiri peşi sıra ilan edildi. ABD alabildiğine PYD/PKK unsurlarını silahla donattı ve Türkiye'yle ilişkilerini sınırlandırdı.

ABD'nin 15 Temmuz darbesi!

15 Temmuz darbesinin amacı Türkiye'nin Orta Doğu'yla (daha çok da İsrail'le) fiziki bağlantısını kesmekti. Bunun yolu da Irak'tan sonra Suriye'nin kuzeyinde yeni bir PKK petrol koridoru inşa etmekten geçiyordu. ABD bunun için kantonlar ilan ettirdi, etnik temizlik yaptırdı, PKK/PYD'yi silaha boğdu ve kantonları birbirine bağladı. Hedefi gerçekleştirmek için son olarak bir tek Afrin kantonu kalmıştı. Hatta Türkiye bile bunu kolaylaştıracak adım olarak Süleyman Şah Türbesi'ni bölgeden taşımıştı.

ABD, terör/petrol/İsrail koridoru için uzun zamandan bu yana hazırlıklarını yapmıştı. TSK'daki millî subaylara yönelik olarak Ergenekon, Balyoz ve Casusluk davaları açtırdı. ABD bu tavrıyla TSK içinde ciddi bir mıntıka temizliği yaptı. Millîci subaylardan boşalan yerlere şimdilerde FETÖ'cü/Darbeci denilen subaylar getirildi. Onlar gerçekte FETÖ'den önce Amerikancıydı.

Diğer yandan Türkiye, ABD'nin Suriye'de oynadığı oyunu gördü ve hem Rusya hem de İran'la bu oyunu bozacak ilişkiler geliştirdi. Bu ilişkiler sonuç vermeye başladığında ABD büyük darbeyi indirmek için 15 Temmuz gecesi Pensilvanya'daki iş birlikçilerini harekâta geçirdi.

15 Temmuz darbe yapmaktan daha çok iç savaş çıkarmak amacıyla başlatıldı. ABD'nin strateji yapıcıları 15 Temmuz darbesiyle TSK kendi içinde ve halkla çatıştırarak güçten düşürmeye çalıştılar.

Bu oyunu Türk Milleti dişiyle, tırnağıyla, etiyle direnerek 15 Temmuz'da bozdu. ABD işini yarım bırakmamak için rezervlerdeki güçlerini harekete geçirebilir. Her zamankinden daha uyanık olmak zamanıdır!

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ