Özcan YENİÇERİ

Daha neyi bekliyorsunuz?

2 Ağustos 2018 21:11
A
a

Ön yargı, saplantı, fanatiklik ve partizanlık gerçeğin önündeki en büyük engeldir. İnsanlar saplantılarını aşabildiği ölçüde objektif olabilirler. Sorunu anlamadan ahkâm kesmek ise başarısız bir lakırtıdan başka bir şey değildir. Sorunu çözmek için önce sorunun ne olduğunu anlamak gerekir. Zira herhangi bir sorunu anlamak onu yarı yarıya çözmektir. Öfke ve kızgınlık içinde soruna yaklaşanlar anlamayı değil yargılamayı seçerler. Çünkü yargılamak, suçlamak, günah keçisi yaratarak vicdanı ikna etmek çok daha kolaydır.

Gösterilen bütün demokratik müsamahaya karşın HDP'nin takındığı tavır ürkütücüdür. Bu parti PKK'nın vesayetinden kurtulup halkın partisi olamamıştır. PKK ve HDP isimleri, yöntemleri farklı eylem ve söylemleri aynı olan örgütlerdir.

HDP'nin görevi!

Dahası Stalinist ideoloji, etnik ırkçılık, mezhep farklılığı ve siyasi bölücülük üzerine oturtulmuş PKK terör örgütü en büyük zararı savunduğu kavramlara vermektedir. Vahşi, barbar ve cani eylemleriyle de sözde kurtarmayı amaçladığı halka emperyalist ülkelerin desteğiyle zulmetmektedir.

PKK, kan içiyor, kan döküyor ve sonuçta kan kusuyor. Bunu emperyalizmin üç yüzyıllık arzusu olan Türkiye'yi bölme adına yapıyor.

PKK/PYD/YPG dünyanın en büyük emperyalist gücü olan ABD'nin basit bir oyuncağı halindedir. PKK/PYD kendisine verilen binlerce TIR silahı İsrail/ABD adına Müslümanları katletmekte kullanıyor. Bu bile bölücülüğün kararttığı gözleri açmaya yetmiyor.

HDP işte bu emperyalist bölücü örgütün siyasi sözcülüğünü yapıyor. Siyasi partiden ziyade PKK'nın dokunulmazlık zırhına bürünmüş siyasi aparattır. PKK'nın olduğu her yerde HDP vardır ve terör örgütünün verdiği talimatlarla hareket etmektedir.

Dünyanın hiçbir yerinde ülkenin bağımsızlığını, egemenliğini ve anayasasını tanımayan herhangi bir yapıya izin verilemez. Ettiği yeminin gereğini yapmayan, Meclis'te temsil görevi değil tahrik görevi yapan unsurlara izin verilemez. Gün gelir zalime haddini bildirmeyenler acınacak hale gelirler.

Tahrike bakınız!

Otuz yıldır terör örgütü bazı kurbanlık elemanlarını Karadeniz'e sızdırmak üzere Gümüşhane, Giresun ve Trabzon kırsalına göndermektedir. Bu teröristlerin amacı -hiç tabanlarının olmadığı, karşılıklarının bulunmadığı- bu bölgeye kan, gözyaşı ve huzursuzluk ihraç etmektir.

Nitekim Trabzon´un Maçka ilçesinde bu bölücü hain grup 15 yaşındaki Eren Bülbül'ü şehit etmişti. Bu grubun başındaki katil PKK'lı teröristlerden ikisi 15 Temmuz günü Gümüşhane'nin Kürtün ilçesinde güvenlik güçleri tarafından mukadder sonlarına ulaştırılmıştı.

15 yaşındaki Eren Bülbül'ün katillerinin cenazesine TBMM'de yemini yeni yapmış çiçeği burnunda HDP'li Diyarbakır Milletvekilleri Farisoğulları ve Tosun katılmışlardır.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, bu milletvekilleri hakkında, "terör örgütü propagandası yapmak" suçundan soruşturma başlattı.  

Katil teröristlerin cenazesine katılan Remziya Tosun, şu açıklamayı yapıyor: "Halkımızın acılarını da sevinçlerini de paylaşacağız. Halkın vekili olmak bunu gerektirir. Başlatılan soruşturma bizler için yok hükmündedir."

Teröristin acısını halkın acısı olarak gördüğü ve kendisini de bu teröristlerin temsilcisi olduğunu söylüyor. 15 yaşındaki Eren Bülbül'ün acısını duymayanlar katilin acısını iliklerine kadar hissediyor.

Dahası bağımsız yargının açtığı soruşturmayı yok sayması ise devleti tanımaması anlamına gelmektedir. Tanımadığı devletin Meclis'nde ne işi olduğunu ise bu küstah adamlar açıklamıyor.

HDP'nin ve vekillerinin görevi bellidir. Kim tarafından yönetilip yönlendirildiği de bellidir. Teröre destek vermenin de ötesinde terörün içinde olduklarını bas bas bağırıyorlar.

HDP'nin görevi manipülasyon, ajitasyon ve tahrikle toplumu birbirine düşürmektir. Bölücülük adına ne varsa HDP'de o var. Onca olan bitenden sonra hâlâ bu parti görünümlü örgüt hakkında kapatma davası açılması için daha ne beklenmektedir?

FETÖ için kırk yıl, Oktar için otuz yıl bekleyenler HDP için ne kadar bekleyecekleri belli değildir. 

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...