Emre KONGAR

İmamoğlu’nun barışçı kucaklaması...

23 Mart 2019 01:29
A
a

Türkiye 17 yıldır bir ayrıştırma, bir kamplaştırma, bir düşmanlaştırmastratejisi ile boğuşuyor: 
Atatürk ve arkadaşlarının kurduğu Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti, 1961 Anayasası ile Demokratik Laik ve Sosyal Hukuk Devleti haline gelen ülke, bu ayrıştırma, kamplaştırma, düşmanlaştırma stratejisi ile iki düşman kampa bölünerek iki düşman kültüre göre yeniden biçimlendirilmeye, (isterseniz “dizayn edilmeye” diyebilirsiniz) başladı. 
Bugün gelinen noktada Türkiye “iktidardan yana olanlar” ve “muhalifler”olarak iki kampa bölündü. 
Eğer iktidar kampında değilseniz, hainlikten, bölücülükten, terör destekçiliğine kadar her türlü suçlamaya hazır olmalısınız. 
Yok eğer iktidar kampındaysanız, ne olursanız olun, makbulsünüz, güvenve refah içinde yaşamınızı sürdürebilirsiniz.

***

Zaman içinde bu kamplaşma stratejisinin müttefikleri ve politikaları da sürekli olarak değişti: 
ABD ve AB kimi zaman dost, kimi zaman düşman ilan edildi. “Kanka Esad” “Hain Esed” oldu. 
Fethullah Gülen Cemaati” önceleri “aynı yolda yürünen” saygın bir müttefik iken, sonra “Fethullah Gülen Terör Örgütü, Paralel Devlet Yapılanması”, FETÖ oldu. 
PKK terör örgütü bile, bir ara kendisiyle müzakere edilen bir siyasal kimlik olarak kabul edildi ama sonra HDP gibi yasal meşru bir parti bile terörist ilan edildi. 
Bir süre “Milliyetçilik ayaklar altına alındı”, sonra MHP iktidar ortağı yapıldı. Kendilerine “liberal” diyen “aymaz solcular” bir dönem baş tacı edildiler, sonra dışlandılar, bazıları hapse bile atıldı.

***

Bütün bu süreç içinde Türk Silahlı Kuvvetleri, Bağımsız Yargı, Özerk Üniversiteler, Özgür Medya çökertildi, hepsi Özel Girişimle birlikte “Tek Kişi Yönetimine” bağlandı ve hemen hemen herkes, sık sık değişen politikalar, müttefikler ve düşmanlıklar yüzünden, birbirine düşmanedildi. 
Bu bölücü, düşmanlaştırıcı strateji, aynı kışkırtıcı tonla, her an, her yerdetoplumun üzerine bir karabasan gibi çöktü. 
Toplum, önce korktu, sonra sindi, sonra yoruldu, sonra bıktı; sıkıldı... 
Ve birdenbire Ekrem İmamoğlu“Herkesi kucaklayacağım” diye, uzlaşmacı, hoşgörülü, barışçı bir söylem ve eylemle ortaya çıktı: 
Bölücülüğe karşı birleştiricilik, kavgaya karşı uzlaşma, baskıya karşı özgürlük, savaşa karşı barış. 
Toplum birdenbire bir rahatlama umudu gördü onda: 
Ezilmekten, azarlanmaktan, düşman görülmekten yorulmuş olan halk, sanki baskıdan bir kurtuluş fırsatı yakalamıştı. 
Ekrem İmamoğlu’nun şansı sürekli “dövüşten” ve “baskıdan” bıkmışusanmış olan bir halkın, barış, sükûnet ve özgürlük arayışında yatıyor.

***

BU SEÇİMLER HALKIN YENİDEN BİRBİRİYLE BARIŞMASI,KUCAKLAŞMASI İÇİN BİR FIRSATTIR: 
YAŞASIN DEMOKRASİ, BARIŞ VE ÖZGÜRLÜK.

1000
icon
doğan kaya 25 Mart 2019 00:06

bence kılıçdaroğlu istanbul için en güzel ve doğru seçimi yapmış imamoğlunun yüzünde güven veren bir imaj var aradığımız sadece güvenmek güven olunca gerisi zaten gelir yıllardır bu siyasal islamcıların milli manevi duygularını sömürerek iktidar oldular şu açık bir gerçekki bizim en büyük mili değerimiz ATATÜRK ve CUMHURİYET biraz geç anladık ama çok şükür genç nesil bunu bizden daha önce ve iyi anladı ve bizim gibi örümcek kafalılara anlattı islamın vatanseferliğin kimsenin tekelinde olmadığını istismarcılara pirim verilmemesi gerektiğini öğrendik kapitalizmin ne dini nede milliyeti varmış

0 1 Cevap Yaz
doğan kaya 24 Mart 2019 21:05

artık bu ülkede sağcı solcu denilen kavramların çok bir önemi kalmadı ben en sağdan gelen yani ülkücü bir gelenekten birisi olarak çok rahatlıkla chp li bir adaya oy vereceğim sağolsun bahceli gibi milliyetçi bir lider beni ve benim gibi bir çok insanı bu hale getirdi günün birinde kılçdaroğluna hak verceğim aklıma bile gelmezdi ayrıca bu siyasal islamcıların yatacak yeri yok......

0 1 Cevap Yaz
hava durumu HAVA DURUMU