Umut Güldal

Seçim oyunları

7 Mart 2018 15:53
A
a
Geçtiğimiz günlerde Yüksek Seçim Kurulu (YSK) milletvekili, belediye başkanlığı, belediye meclis üyelikleri seçimlerine katılabilme yeterliliğine sahip siyasi partileri belirledi. Listede 9 parti kendine yer bulabilirken İYİ Parti,10 Aralık’ta kongresini yaptığı için bu listede yok. Ancak İYİ Parti seçime katılma yeterliliğine sahip ve seçimlere katılacak. İYİ Partinin listeye girmesi ile 10 Partili bir seçim olacak.

Buraya kadar her şey normal gibi görünse de, merak uyandıran konu, bu listenin açıklandığı tarihe kadar, partilerin seçime katılma yeterliliği ile ilgili yasal bir değişiklik yada herhangi bir çalışma yapılmamış olması. Bir değişiklik yapılmadığı halde geçtiğimiz 1 Kasım 2015’de yapılan genel seçimlerde seçime katılma yeterliliği var denilip, herhangi bir engel çıkarılmayan  29 partiden 20 tanesi, neden seçim dışı bırakılmış durumda?

İktidarın ve ortağı MHP kanadının bu konudaki yaklaşımları, YSK’nın son seçimdeki, çelişkili ve tartışmalı kararları göz önüne alındığında bu değişikliğin önemi ve dikkat çekilmesi gerekliliği ortadadır. Ancak artık herkesin kanıksadığı özellikle iktidarın her istediği değişikliği rahatça yapabilmesi, karşısında bir itiraz görmemesi, muhalif zayıflığın ülkede git gide artması böylesine önemli bir konuda hiçbir itirazı da görmememize neden oluyor.

Birçok konuda yetersiz muhalif tavırların ve davranışların olduğunu sık sık görüyoruz. Ancak devletin yasal ve en üst mahkemelerinden olan YSK’nın bu ilginç kararına dahi bir itiraz yada sesin yükselmemesini anlamak da zorluk çekiyorum. Biraz araştırdığımda sadece Liberal Demokrat Parti eski genel başkanı Cem TOKER’in konu ile ilgili twetler attığını onun dışında bir tepkinin çıkmadığını görüyoruz. Böylesi önemli bir konu seçim gecesi bizi neler beklediğini de az çok gösteriyor.

İttifak tartışmalarının sık sık yaşandığı bu günlerde seçime katılma yeterliliği olan siyasi partilere baktığımızda CHP’nin nasıl bir yalnızlığa itildiği YSK açıklamasının amacı konusunda bir fikir veriyor. CHP’nin seçim ittifakına gidebileceği sol olarak değerlendirilebilecek siyasi parti sayısı, seçime katılabilecek partilerin arasında sadece iki…

Bu siyasi partiler ise HDP ve VATAN Partisi… Geriye kalan 7 partinin tamamı sağ ve İslami yaklaşımları ile öne çıkan partiler. HDP ve VATAN Partisinin ne kadar sol sayılacağı ve hangi ilkeler temelinde CHP ile ittifak yapacağı da tartışma konusu…

CHP böylesine bir yalnızlaştırma içerisine itilirken, bu duruma hiç ses çıkarmaması çok cılız birkaç ses dışında tepki verilmemesi, Türkiye’de muhalefetin başarıyı nasıl yakalayacağı konusunda umutsuzluğu arttırıyor.

Düşüncelerine önem verdiğim bir büyüğüm Engin ŞAHİN ile sohbet ederken, bu anlattığım tablo ışığında MHP ve AKP’nin “Cumhur” adı altındaki ittifakın karşısına, birde son dönem yükseltilen milliyetçi ve ulusalcı rüzgâr ile “Hainlik” ittifakı denilebilecek bir birliktelik yaratılmaya çalışıldığı açıktır. CHP’nin HDP ile bir birlikteliğe mecbur bırakılması istenilmektedir. Bu birliktelik ile de, ”Cumhur ittifakı” karşındakilerin kolaylıkla “Hain ”ittifakı içerisinde olmakla suçlamak çok kolay ve kazandırıcı bir şarkı olarak ağızlarda yerini alacaktır.

CHP hiçbir değişiklik yapılmadığı halde 29 partili seçimden 9 partili seçime nasıl geçildiğini, diğer 20 partinin neden seçimlere katılamadığını YSK düzeyinde sorgulamalı ve bu durumu hafife almamalıdır.

Eğer geçmişten ders alamayacaksak, seçimi, ittifakları ve yeni siyasi düzeni kendi haline bırakırsak, sonuçlarının ne olacağında kestirmek zor olmayacaktır.
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...