Umut Güldal

Siyasi tarihimizin büyük hayal kırıklığı ''Muharrem İnce''

9 Ağustos 2018 20:13
A
a
Muhalefet, yakın siyasi tarihimizin sonuçları açısından en ağır yenilgisini 24 Haziran seçimleri sonrası aldı. Bu durum oy oranı üzerinden kaybedilen bir seçim olmaktan öte, geniş kitleleri umutsuzluğa ve hayal kırıklığına uğratması bakımından da oldukça vahim sonuçlar ortaya çıkardı.
Seçim sürecinde oluşturulan hava ve beklentiler, alınan mağlubiyet sonrası kitlelerde ciddi bir hayal kırıklığı oluşturdu.

Peki, yaklaşık 16 yıldır çok sayıda seçim kaybeden muhalif kitle ne oldu da bu dönem ciddi bir yıkılma ve tekrar toparlanamaz denilen duruma geldi. Bu psikolojiyi Muharrem İnce özelinde, seçim sürecinde gösterdiği performansı ve Erdoğan iktidarının yenilebileceğine olan inancın artmasının sonucu olarak görebiliriz.

İnce’nin sergilediği performans, oluşturulan “Millet İttifakı”, sosyal yıkıntılar, ekonomik çöküş gibi faktörler, seçmeni “Bu sefer olacak” duygusuna sokmuş ve sandığa hevesle gitmesine sebep olmuştu.
Ancak muhalefet açısında planlanan ve beklenen hiç de iyi olmadı ve geniş duygu kopuşlarına neden olan sonuç ortaya çıktı. Bu sonucu geçmiş yazılarımda, Türkiye seçmeni üzerine yaptığım araştırmalara dayanarak anlatma çalışmıştım. Her şey düşündüğüm gibi oldu ve Erdoğan ilk turda ciddi sayılabilecek bir farkla seçimi kazandı.

Nasıl kazanıldığının cevabı, geçmiş de yazdığım “Nasıl kazanılır? ”ile ilgili 3 adet yazıda anlatmıştım. Nerdeyse tamamını seçim sürecinde ve sonrasında yaşadık.

Burada bugün dikkat çekmek istediğim konu, Muharrem İnce gibi siyasi tarihin en aktif ve toparlayıcı kampanyasını yürüten, ciddi bir kitleye ulaşan siyasi figürün, yaklaşık 1 ayda kurduğu güven dağlarını bir gecede nasıl tuzla buz ettiği olacak.

Seçim gecesi için insanların ihtiyacı olan güveni sağlayan ve seçmenleri sandık başlarına davet eden, ”Siz sandıklara sahip çıkın gerisi bende…” diyen İnce, seçim gecesi ortadan kaybolmuş ve umutla sandık başına koşan seçmenlerini onarılamayacak büyüklükte bir hata ile hayal kırıklığına uğratmıştı.
Seçim gecesi ne olduğu, neden olduğu, İnce’nin siyasi kariyerinde büyük bir leke olacak bu durumun hangi strateji ile ortaya çıktığını halen öğrenemedik. CHP yönetimi ve İnce arasındaki laf dalaşı dışında halen o gece ile ilgili bir bilgimiz yok…

İnce, yarattığı bu durum ile yıllardır seçim kaybetmiş ama her defasında kalkıp yeniden mücadeleye girişmiş büyük bir seçmen kitlesini umutsuzluğa itmiş, inançlarını kaybetmelerine ve geri dönüşü olmayan büyük bir yara açılmasına sebep olmuştur. Seçim gecesi ve seçim sonrası yaptığı açıklamalar, kendisine güvenen insanları büyük hayal kırıklığına uğratmıştır.

Bu oluşan ve psikolojik kaybı geriye döndürebilecek hiçbir hamlede bulunmayan İnce, insanları olumsuz yönde şaşırtmaya devam etmektedir. “Seçimi ilk turda kazanacağım “diye kanal kanal gezen İnce daha sonra, ”İkinci tura kalır diye düşünüyorduk” demiş, buda yetmezmiş gibi, “Oylarınızı çaldırmayacağım “dediği halde, ”Çaldılar ama 10 milyon oy çalmadılar, fark kapanmazdı” gibi akıl dışı açıklamalar yapıp hayal kırıklığını büyütmeyi tercih etmiştir. İncenin açıklamalarından ne kadar oy çalındığını da halen öğrenemedik.”10 Milyon oy çalmadılar” diyen İnce,700 bin oy ile seçimin ikinci tura kalacağı gerçeğini seçmeninden saklamayı tercih etmiştir.

Bu ve bunun gibi onlarca açıklama ile 1 ayda yarattığı umut iklimini bir gecede yerle bir etmiş, siyasi tarihin, muhalif kitleleri siyasete ve kazanma inancına küstürmüştür. İnce’nin en büyük başarısı da maalesef bu olmuştur.
Yüzde 30 oy oranını başarı gibi gösteren İnce, Geçtiğimiz Cumhurbaşkanlığı seçiminde, kabul görmemiş ve bugün halen tartışılan Ekmeleddin İnsanoğlu’nun Yüzde 38 oy aldığını unutmuş gibi duruyor. Tabiki o günün seçim atmosferi ile karşılaştırmak doğru bir sonuç vermeyecek bizlere, ancak İnce’nin kendini savunmak için kullandığı bu sığ açıklamalar gerçekten çok garip…

Daha sonraki yazılarımda bu hayal kırıklığının neden olduğunu ve İnce’nin hatalarını ayrıntılı olarak yazacağım. Ancak CHP’nin adayı ve 16 yıldır oluşmayan yenilgi hissini bu insanlara yaşatmayı başaran İnce’nin seçim sonrası hemen giriştiği CHP Genel başkanlığı iddiası bile, kendisinin ne kadar büyük bir hayal kırıklığı olduğunu bizlere gösteriyor.

İnsanlar sandık başlarında terk edilmiş ve verilen sözlerin hiç biri yerine getirilmemiştir. CHP özelinde seçimin başarısızlığı ayrı bir konudur. Ancak İnce, yazımın başında da bahsettiğim gibi, Türk siyasi tarihinin en büyük toplumsal umudunu 1 ayda kurmuş ve bu umutları da 1 günde yıkmayı başarmıştır… En büyük başarısı da budur…

Yazımı Muharrem İnce’nin alışkanlık haline getirdiği, söylediği şeylerin tam tersini yapma durumuna güzel bir örnek ile sonlandırayım. Kendisi FOX televizyonunda katıldığı programda, eğer kaybederse CHP’deki durumunu soran gazetecilere,
 ”Sayın Kılıçdaroğlu’na haksızlık yapamam, ola ki kazanamadım, Sayın Genel Başkan” Gel bana danışman ol” derse olurum. “Yardımcım ol” derse olurum. Asla karşısında aday olmam..”  İhtirası ve hırsının esiri olan İnce devam ediyor, ”Asla olmam. Hayır, karşısında aday olmam. Çünkü karşına aday olan bir kişiyi cumhurbaşkanı adayı yapmış ise, ben vefalı bir insanım, yanlışlarını söylerim ama yani şunlar şunlar yanlış derim kendisi ile böyle bir yarışa girmem…”

Bu günler de Kılıçdaroğlu’nun karşısına çıkan ve değişim iddia eden İnce, seçim öncesi böyle söylemiş. Tıpkı mitinglerinde verdiği sözleri ve yapacağım dediği şeylerde nasıl davrandıysa öyle davranmış. Seçim gecesi ortadan kaybolup, seçmenlerini sandık başlarında ter eden İnce, Kılıçdaroğlu’nuda o gece sandık başında terk etmiş gibi duruyor. Takdir muhalif seçmenlerin…
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...