Özcan YENİÇERİ

Toplumsal cinnetin boyutları

2 Eylül 2018 01:15
A
a

Çevrede meydana gelen sıradan ve rutin gibi görünen olaylar irdelendiğinde adeta toplumsal bir cinnet yaşandığı görülür.

Yaşanan olaylar akla gelmeyenin başa geldiği, bilinç ve insanlık dışılığın sıradanlaştığı, anormalliğin normalleştiğinin kanıtıdır.

Toplumsal bilinç, akla gelmez sanılan şeyin gerçekleşir olduğu ani bir imaj değişimini yaşamaktadır.

Sorun anomi, yabancılaşma, cinnet, anarşi ya da epistemik çöküş gibi kavramlarla açıklanır gibi değildir.

Güncel yaşamdan kesitler!

Gazetelere yansıyan güncel haberlerden bir kaçı şöyledir:

-47 yaşındaki bir şahıs eşi ile tartışır. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi sonucu adam 13 yaşındaki kızını ardından ise 45 yaşındaki eşini öldürür. Sonra da intihar eder.

Olgu cinnet olarak kayıtlara geçer.

Konunun cinnet olarak kapatılması, bu adamı buraya taşıyan yaşamı, şartları ve gelişmeleri ıskalamak anlamına gelmektedir.

-Bursa'da birçok suçtan hakkında kesinleşmiş 6 yıl 3 ay hapis cezası bulunan şahıs kına için gelini almaya giderken aracı polis tarafından durdurulur.

Damat hakkında kesinleşmiş ceza bulunduğu gerekçesi ile gözaltına alınır ve düğün salonu yerine cezaevine gönderilir.

Hapishanede olması gereken şahıs alenen düğün yapmaya kalkması ilginç ötesi bir durum olarak orta yerde durmaktadır.

-Bodrum'un Türkbükü Mahallesi'nde bulunan bir restorantta yemek yiyen 5 tatilci bir yemek için 4 bin 329 liralık hesap ödüyor. Söğüş havuca 35, salatalığa 28, 2 ayrana 56, 4 bardak çaya ise 72 TL ödenmiştir.

Konu "tatilcilere hesap şoku" manşetiyle medyada yer alır.

Neredeyse bir kişi için bir öğünlük yemeğe bir aylık asgari ücret ödeniyor.

- Kayseri'de daha önce 7 cinayet işleyen ve bir villanın güvenlik görevlisini öldüren seri katil, İstanbul seri katili olarak bilinen bir şahısla "Kim daha çok adam öldürecek" diye iddiaya girmiş.

Kayserili seri katil ilk cinayetini 1994'te anne ve babasının kendisinden daha çok sevdiğini düşündüğü 13 yaşındaki erkek kardeşini iple boğarak işlemiş. 

Katil 4 yıl cezaevinde yatmış ve şartlı tahliye olmuş.

Cezaevinden çıktıktan sonra 1998-2001 arasında 6 kişiyi daha öldürmüş.

Sanki katil değil de psikanalist!

Polise verdiği ilk ifadesinde ailesini ve toplumu suçlayan seri katil; "Beni bugüne kadar kimse sevmedi. Babam hep aşağıladı. Toplum dışladı. Okula gidemedim. Meslek sahibi olamadım. Mutlu ailem ve beni seven anne babam olsaydı böyle olmazdım" diye ifade vermiş.

Cani sanki seri katil değil de psikanalist!

Kayserili seri katil, dönemin Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde yargılanırken, mahkemede hâkime kim daha fazla adam öldürecek "İddiasını kazanan ben oldum" demiş.

Seri katil ile ilgili bir başka ayrıntı da caninin bir villada güvenlik görevlisi olan şahsı 'tabancasını beğendiği için' öldürdüğünü söylemesiydi.

Katil bir başka katille işleyeceği cinayetler konusunda iddiaya giriyor bunu herkes biliyor ama polis cinayetlerden sonra durumdan haberi olabiliyor.

Katilin suça bulaşmasıyla ilgili olarak yaptığı açıklamada birinci sınıf psikanalist ve sosyologlara taş çıkartacak seviyededir.

Dahası kadına şiddet, çocuğa taciz, hayvanlara işkence haberlerini ise hiç konu etmedik.

Türkiye'de siyaset ve devlet ABD ile ilişkiler, dolar, zam, Rahip Brunson, FETÖ, PKK'ye kilitlenmişken toplum kriminal bir vaka haline gelmek üzeredir.

Yaşananlar toplumun her şeye müsait hale geldiğini göstermektedir. Hiç kimse hiçbir şeye karşı sigortalı değildir.

Baş döndüren siyasi gelişmeler dikkatlerin dolar, ABD, FETÖ ve PKK üzerine yoğunlaşmasına neden olmaktadır. Bu durum sapmalar üzerine yoğunlaşmayı engellemektedir.

Yaşananlar dikkatlerin siyaset ve ekonomi üzerinden daha çok topluma çevirmenin şart olduğunu göstermektedir.

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...