Nazarbayev’den Avrasya’ya

Tarih: 4 Ocak 2019 00:48
Nazarbayev’den Avrasya’ya

2018’in sonunda Nursultan Nazarbayev’in iki saatlik bir televizyon programının bir dakikalık Türkçe altyazılı bölümü ilginçti.

Kazakistan Devlet Başkanı orada şöyle diyor: Bizim balalarımız “siz nerden çıktınız” diye sorulduğunda doğru dürüst cevap veremiyorlar. Gençlerimiz tarihimizi bilmeliler. Nesinden utanacak mışız? Sakalardan, Hunlardan, Ulu Türk tarihinden başlamak gerek. Biz onlardan geliyoruz. Bu Büyük Bozkır’dan kimler geçmedi? Cengiz Han’ın askeri de geçti. O askerlerin yalnızca yüzde 10’u Moğol’du, çoğu Kıpçaklardı, yani Kazaklardı. Başta bizim buradaki Kazak boyları. Bizim tarihimiz derin. Biz daha bugün gökten düşmüş değiliz. Biz büyük boyların, halkların, büyük imparatorlukların nesliyiz. Gençlerimiz bilsin diye yazdım bu makaleyi.

Nazarbayev’in söz ettiği makalesi Türkçe’ye de çevrildi. Başlığı Büyük Bozkırın Yedi Özelliği. Çok yönlü olarak incelenmeyi hak eden bu kapsamlı makaleye internetten erişilebiliyor. Tarih felsefesinden başlayıp Kazakistan’ın somut devlet projelerini dile getiriyor.

Bu metni son yıllarda duymaya alıştığımız projeci ‘eylem planı’ diye ya da Amerikan usulü kamu politikası belgesi sayıp değerlendirebilirsiniz. Bu tür zihinlerle okunursa çeşitli sonuçlar çıkarmak mümkün.

Ama iki okuma da yeterli olmaz. Çünkü bu yazı bir tarih felsefesi sergiliyor ve somut bir araştırma yöntemi öneriyor. “Avrupa merkezli bakış açısı, Sakalar ile Hunların ve Eski Türk boylarının milletimizin tarihi kökeninin ayrılmaz bir parçası olduğu olgusunu görmemizi engellemiştir” diyor. Bu bakış açısının olumsuz ve parçalı bakışının tersine, bozkıra “olumlu ve bütüncül bakış açısı” sahipliği gerektiğini söylüyor.
Nazarbayev Büyük Bozkır tarihinde maddi ve manevi alanlarda yedi özellik saptıyor: At, maden, Altın Adam, hayvan stili, Altaylar, Büyük İpek Yolu, elma ile lalede somutladığı yedi özelliği ele alış biçimi çarpıcı. Yedi özelliği hem bozkırın üretim, toplum, sanat bakımından niteliklerini tanımlamak, hem de bozkırın dünyanın geri kalanı ile ilişkilerini Avrupa’nın barbarlık/uygarlık gibi düşmanlık üreten ham ikilemesinden kurtarıp doğru eksene yerleştirmek için masaya koyuyor.

Tarihi, uluslararası işbirliğini de harekete geçirerek inceden inceye işlemeye başlayacaklar. Arşiv 2025, Büyük Bozkırın Büyük İsimleri, Büyük Bozkırın Eski Ezgileri gibi adlandırılıp bütçelendirilmiş resmi çalışmalar, bu çabanın araçları olacak.

Çok sayıda tarihçi ve araştırmacı için heyecan verici haberler. Nazarbayev bunun farkında ve bu işlerin bir tür ‘araştırma turizmi’yle tüketilmesine karşı dikkatli görünüyor. Bunun için öngördüğü şey, daha doğrusu alınmasını uygun gördükleri önlem, araştırmaların dijital ortam üzerinden her yerden ve hızla erişilebilir biçimde sunulması. Var olan kaynaklara erişemeyen araştırmacılar ve tarih meraklıları için ciddi, çok işe yarar, göründüğünden daha önemli, sevindirici bir haber.

Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev’in 2019 planı, dilerim, öngördüğü gibi, Batı-merkezli gölgelerden ve öz-merkezli hamasetten arınmış, tarihin gerçek anlamıyla bilimsel yoldan derlenip toplanması süreci olur.

Çünkü bu başarılırsa, yararı yalnızca Kazakistan’la sınırlı olmayacak. Geleceğin en önemli birkaç gücünden biri olacağı apaçık olan Avrasya’nın zihin dünyasını yükseltme bakımından değeri tartışılmaz olacak.

http://www.muhalifhaberler.com/makaleprint/nazarbayev-den-avrasya-ya.html